8. Hukuk Dairesi

Davacı ... vekili, evlilik birliği içerisinde davalı adına edinilen iki adet mesken bulunduğunu açıklayarak, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL tasfiyeden kaynaklı alacağın faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, harcını yatırmak suretiyle sundukları 09.03.2012 tarihli dilekçeyle talep miktarı 47.820,00 TL'ye arttırılmıştır. Davalı ... vekili, davacının katkısının bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece verilen ilk kararda, davanın kabulüne, 10.000,00 TL alacağın karar tarihinden, 37.820,00 TL alacağın ıslah tarihi olan 09.03.2012 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde, Daire'nin 2015/2179 Esas, 2015/16429 Karar sayılı ilamıyla, tasfiyeye konu edilen taşınmazlardan 3 nolu meskene yönelik olarak hesaplamada edinilmesinde davalı erkeğin kişisel malı olan dava dışı taşınmaz satımından gelen para olduğu gözetilip, davalı lehine denkleştirme yapıldıktan sonra davacının katılma alacağının belirlenmesi gerektiğine işaret edilerek hükmün bozulmasına karar verilmiş, davalı tarafın diğer temyiz itirazları ise yerinde görülmeyerek reddedilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davanın kısmen kabulüne 26.500,00 TL katılma alacağının dava tarihinden işleyecek faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin faiz başlangıcına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davacı lehine meskenler yönünden hükmedilen alacak, katılma alacağı niteliğindedir. Katılma alacağında, malların kural olarak tasfiye anındaki (TMK mad. 227/1 ve 235/1.), sürüm (rayiç) değerleri (TMK mad. 232, 239/1.) hesaba katılır. TMK'nin 239/son maddesinde; “…aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür…” hüküm altına alınmıştır. Yargıtay'ın ve Dairemizin kökleşmiş uygulamalarına göre tasfiye tarihi karar tarihidir. Kararda faiz başlangıcı tarihleri infazda karışıklığa veya duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gereklidir (HMK mad. 297/2). Somut olayda, meskenlerin bozma öncesi verilen karara en yakın tarihteki sürüm değeri üzerinden katılma alacağı belirlendiğinden tasfiye tarihi bozma öncesi karar tarihi olup faiz başlangıcında bu tarih dikkate alınmalıdır. Mahkemece, yazılı şekilde dava tarihinden itibaren alacağa faiz işletilmesi yerinde değildir. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap