Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Bozmanın sirayeti sebebiyle mahkemesince kurulan hükmün hükümlü tarafından temyiz edilip edilemeyeceği ön sorun olarak incelenmiştir. Adil yargılanma hakkının en önemli başlıklarından birini oluşturan savunma hakkı, temel bir insanlık hakkı olarak İHAS 6. ve 2709 sayılı Anayasa’mızın 36. maddeleriyle 5271 sayılı CMK’nın çeşitli hükümlerinde güvence altına alınmıştır. Kanun yoluna başvurma hakkı da, savunma hakkının en önemli bölümlerinden birini oluşturmaktadır. Ayrıca; 7 No.'lu Ek Protokolün “Cezai konularda iki dereceli yargılanma hakkı” başlıklı 2. maddesi uyarınca; kural olarak herkes aleyhine verilen mahkumiyet hükmünü temyiz etme hakkına sahiptir. 5271 sayılı CMK'nın 267. maddesi uyarınca, hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde mahkeme kararlarına karşı itiraz kanun yoluna gidilebilir. 5320 sayılı CMK'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici (ya da 1412 sayılı CMUK'un 305/son maddesinde) maddesinde belirtilen istisnalar dışında, bütün nihai kararlar yâni hükümler temyiz kanunyolu denetimine tâbidir. İstisna kapsamında kalan hükümler ise; kesindir. Bu gerekçelerle hükümlünün kurulan hükmü temyiz edebileceği değerlendirilerek yapılan temyiz incelemesinde;

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
03.03.2021 BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Malvarlığı 5271 sayılı CMK'nın 267. maddesi uyarınca, hâkim kararları ile Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 5320 sayılı CMK'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu CMK md.267 K2709 md.36 K5271 md.267 TCK md.168/1 TCK md.53/4