12. Hukuk Dairesi 2021/247 E. , 2021/4415 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Bir adet çeke dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvuruda; ödeme emri tebliğinin usulsüz olup, takipten 17.10.2019 tarihinde haberdar olduğu, takibe dayanak gösterilen 18.07.2019 tarihli bir çek olmadığı nedeniyle takibin iptalini talep ettiği, ilk derece mahkemesince; tebligatın usulüne uygun olduğu diğer itirazların beş günlük sürede yapılmadığı belirtilerek itirazın reddine karar verildiği, borçlu tarafından ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğu, bölge adliye mahkemesince; istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun tüzel kişilere tebliğe ilişkin 12.maddesinde; "Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır", aynı yasanın 13.maddesinde; "Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mutat ... saatlerinde ... yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır" hükümleri yer almaktadır. Tebliğ tarihi itibariyle uygulanması gereken Tebligat Tüzüğü'nün 18. maddesinde ise " ....tebliğ yapılacak kimseler herhangi bir sebeple mutat ... saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, hükmi şahsın o yerdeki memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Şu kadarki, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, hükmi şahsın o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle tebligatın muhatabı olan hükmi şahsın mümessilinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu kabil işlerle tavzif edilmiş bir şahıs olması lazımdır. Bunların da bulunmadığı tebliğ mazbatasında tesbit edildiği takdirde tebligat, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır" düzenlemesi bulunmaktadır.
Somut olayda, borçlu şirkete ödeme emri tebligatı “tüzel kişi temsilcisinin tebliğ anında adresinde bulunmaması ... takibinde olması sebebiyle daimi işçi Nurgül Kovadar imzasına tebliğ edilmiştir” şerhiyle tebliğ edilmişse de, tebliği alan kişinin şirketin yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu kabil işlerle vazifelendirilmiş kişi olup olmadığı araştırılmaksızın doğrudan daimi çalışanına yapılan tebliğ işlemi usulsüzdür. 7201 Sayılı Kanun'un 32. maddesi gereğince, tebligatın usulsüz olması halinde muhatabı tebliğden haberdar olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi olarak kabul edilir.
O halde mahkemece öğrenme tarihi olarak bildirilen 17.10.2019 tarihinden itibaren yasal süresi içerisinde ileri sürülen tebligat usulsüzlüğü şikayetinin kabulü ile Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak kabulü ile dosya esasının yöntemince incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde başvurunun reddi isabetsizdir.