14. Hukuk Dairesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.09.2009 gününde verilen dilekçe ile inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen 19.03.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava konusu 897 parsel sayılı taşınmazın davalı ile birlikte eşit paylı olarak 01.06.2007 tarihinde satın alındığını, ancak paylı olarak tapuda devrinin mümkün olmaması nedeniyle davacı adına tapusunun oluşturulduğunu, davalı ile yaptıkları 02.06.2007 tarihli sözleşmede dava konusu taşınmazın davacı ve davalı tarafından eşit paylı olarak 60.000 YTL'ye satın alındığının belirtildiğini, davacının taşınmazın yarısını devretmeye veya bedelini ödemeye yanaşmadığını öne sürerek dava konusu taşınmazın 1/2 payının iptali ile adına tescili, olmazsa şimdilik 50.000 TL bedelinin tahsili istemiyle dava açmış, daha sonraki ıslah dilekçesiyle tazminat bedelini 62.490 TL'ye yükseltmiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Fen, ziraat ve mülk bilirkişi heyeti raporunda, dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle 124.980 TL değerinde olduğu, davacının payına 62.490 TL isabet ettiği, aynen ifrazının mümkün olmadığını bildirmiştir. Mahkemece, inanç sözleşmesinin en geç sözleşmeye konu işlem tarihinde düzenlenmesi gerektiği, geçersiz sözleşmeye dayanılarak ancak ödenen bedelin istenebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davacının davalıya ödediği bedelin güncel değerinin tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap