11. Hukuk Dairesi         2020/3697 E.  ,  2021/1924 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Uzunköprü 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 02.05.2019 tarih ve 2017/150 E. - 2019/171 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacı aleyhine davalı şirket tarafından bonoya dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, taraflar arasında ticari bir ilişki bulunduğunu, takip konusu bononun davalı şirkete verilen dava konusu boş teminat bonosu olduğunu, davalı şirket tarafından sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu, davacının davalıya toplamda 56.500,00 TL ödeme yaptığını, bu ödemelerden 19.500,00 TL’lik kısmın makbuzunun olduğunu, kalan ödemelerin 25.000,00 TL'lik kısmının davalı şirket yetkilisine elden yapıldığını, 5.000,00 TL ödemenin kredi kartı ile yapıldığını, 7.000,00 TL ödemeye ilişkin olarak ödeme belgesine ulaşılamadığını belirterek 56.500,00 TL ödeme nedeniyle bu kısma ilişkin borcunun olmadığının tespitine ve % 20 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının bononun teminat bonosu olup anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasını ispat edilmesi gerektiğini, 5.000,00 TL kredi kartı ile yapılan ödeme ile makbuz karşılığı yapılan 20.12.2012 tarihli 10.000 TL ile 21.11.2012 tarihli 2.000,00 TL olmak üzere toplam 17.000,00 TL'lik ödemenin takip konusu bono borcu için olduğunun kabul edildiğini, diğer ödemelerin ispata muhtaç olduğunu savunarak davanın reddine ve % 20 tazminata karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı hakkında 78.822,92 TL bedelli bonodan kaynaklı icra takibi başlattığı, davacının takip konusu bono için dava dilekçesinde belirttiği toplam 56.500,00 TL ödemeleri yaptığını, bu sebeple borçlu olmadığı miktarın tespitini talep ettiği, davalının davacının belirttiği ödemelerden 17.000,00 TL'lik kısmı kabul ettiği ancak geri kalan ödemeleri kabul etmediği, davacının dava dilekçesine ekli 14.02.2012 tarihli 2.500,00 TL'lik ve 19.07.2013 tarihli 5.000,00 TL'lik makbuzları da bonoya karşılık ödediğini belirttiği, davalı tarafın bu belgelere ilişkin itirazının olmadığı, bu ödemelerin başka bir alacağa ilişkin ödemeler olduğu da davalı tarafça iddia ve ispat edilmediği, bu sebeple bu ödemelerinde takip konusu bonoya ilişkin ödemeler olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının 24.500,00 TL borçlu olmadığının tespiti ile 24.500,00 TL’nin % 20’si oranında kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.255,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 02.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
02.03.2021 ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku