6. Ceza Dairesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Katılanın 11.11.2015 tarihli kolluk ifadesinde; suça konu soba ve sobaya ait dirsek ile soba altlığının kendisine karakolda teslim edildiğini ancak soba borularının teslim edilmediğini, sobanın maddi değerini 300 TL olduğunu beyan ettiği, 22.03.2016 tarihli celsede; katılanın sanığın kendisinin zararını gidermediğini belirtmesine karşın, sanığın katılanın kendisinden kalan parçalar için 5.000 TL bedel talep ettiğini, bu miktarı karşılama gücünün bulunmadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; suç nedeniyle oluşan zarar miktarının bilirkişi marifetiyle tespiti ile soruşturma aşamasında katılanın zararını karşılamak istediğini beyan eden sanığa katılanın zararını karşılaması için uygun bir süre ile ödeme mahalli tayini belirleyip sonucuna TCK'nın 168. maddelerinin uygulama koşullarının takdiri gerektiği düşünülmeden yargılamaya devamlı yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre de; 11.11.2015 tarihli tutanak içeriğine göre sanığın katılana ait soba, sobaya ait çiftli bir adet dirsek ve soba altlığını kendiliğinden kolluk birimlerine teslim ederek iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; katılana kısmi iade nedeniyle ceza indirimine muvafakat edip etmediği sorularak, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulaması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nun temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 16.03.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın