22. Hukuk Dairesi
22. Hukuk Dairesi 2012/29571 E. , 2013/27672 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Çorlu 1. İş Mahkemesi
TARİHİ : 18/10/2012
NUMARASI : 2011/426-2012/895
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Davacı İsteminin Özeti: Davacı, iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile ücret, izin ve fazla çalışma alacaklarını istemiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacının haklı bir sebebi yokken istifa ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davacı işçinin ödenmeyen ücret alacağı bulunup bulunmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Kural olarak ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Somut olayda; davacı 2008 yılı Kasım ve Aralık ayı ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek ücret alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı taraf, delil olarak banka kayıtlarına dayanmış, fakat mahkemece davacının ücretini aldığı bankadan hesap hareketlerini gösterir ekstreler celp edilmeden ücretin ödendiğinin ispatlanamadığı gerekçesi ile ücret alacağı hüküm altına alınmıştır. Yapılacak iş; davacının ücretini aldığı banka kayıtları celp edilerek iddia edilen dönemde ödenmeyen ücret alacağı bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. Eksik inceleme ile sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3.Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille sözkonusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Fazla çalışmanın yazılı delil ya da şahitle ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan şahitlerin anlatımlarına değer verilemez. Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir.
Somut olayda; davacının fazla çalışma alacağının pazar çalışmasına dayandığı, davacı şahitlerinden asıl işveren işçisinin haftanın yedi günü çalışma olduğunu beyan ettiği, davalı şahitlerinin ise pazar günleri çalışılmadığını bildirdikleri anlaşılmaktadır. Taraflar delil olarak işyeri kayıtlarına dayandığına göre; işyerine giriş çıkışlarda kart basılıyorsa buna ilişkin kayıt ve belgeler, puantaj kayıtları, vardiya çizelgeleri, günlük çalışma düzenini belirleyen her türlü kayıt ve belgenin getirtilmesi ve bu suretle toplanacak tüm delillerin yeniden değerlendirmeye tabi tutularak gerekirse bilirkişiden ek rapor alındıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir. Başka delillerle desteklenmeden tek başına çelişkili şahit beyanları ile sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4.Davacı işçinin iş sözleşmesini haklı sebeple feshedip feshetmediği ve kıdem tazminatına hak kazanıp kazanamayacağı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmaktadır.
Davacı ödenmeyen işçilik alacakları sebebi ile iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini iddia ettiğine göre; bozma ilamının üç nolu bendinde yer alan araştırma yapıldıktan sonra davacının fazla çalışma alacağı veya fesihte ödenmeyen asgari geçim indirimi alacağı bulunup bulunmadığı belirlenerek, işçi feshinin haklı olup olmadığı hususunda yeniden bir değerlendirme yapılmalıdır. Eksik inceleme ile sonuca gidilmesi hatalıdır.
5.Kabule göre de; davacının fazla çalışma alacağı hesaplanırken sekiz saatlik çalışmadan 4857 sayılı İş Kanunu'nun 68. maddesi gereğince bir saat ara dinlenmesi düşülmesi gerekirken yarım saat ara dinlenme düşülmesi ve fazla çalışma alacağının haftalık değil de günlük olarak hesaplanması hatalıdır.