4. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/7075
- Karar No
- 2011/3393
- Karar Tarihi
- 30.03.2011
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Borçlar Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
4. Hukuk Dairesi 2010/7075 E. , 2011/3393 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 28/01/2009 gününde verilen dilekçe ile ölümlü trafik kazasından doğan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı ... hakkındaki davanın husumet nedeni ile reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kabulüne dair verilen 09/02/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle desteğinin ölümünden dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davalılardan ... hakkındaki istem husumet nedeniyle reddedilmiş; diğer davalılar hakkındaki istem ise kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğinden, destek ...'in yolculuk yaptığı davacılardan oğlu ...'in sürücüsü olduğu araç ile davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın çarpışması nedeniyle yaşamını yitirdiği; Trafik Kazası Tespit Tutanağı ile ceza dosyasında alınan Ankara Adli Tıp Kurumu'nun 19.10.2009 günlü raporuna göre kavşakta geçiş üstünlüğüne uymayan davacılardan sürücü ...'in birinci derecede, kavşağa uygun hızla yaklaşmayan davalı sürücünün ise ikinci derecede kusurlu oldukları; sürücü ... ile birlikte ölenin tüm mirasçılarının ikinci derecede kusurlu bulunan karşı tarafa karşı eldeki davayı açtıkları; yerel mahkemece, araçta yolcu olarak bulunan ölenin kusurunun bulunmadığı, zarar görenlerin zararın tamamını ortak (müşterek) sorumluların birisinden isteyebilecekleri gerekçesiyle, manevi tazminat isteminin tümden kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Borçlar Yasası'nın 142. maddesinde belirtilen dayanışmalı (müteselsil) sorumluluk kuralları gereğince davacı, dayanışmalı sorumlu olan borçluların her birinden borcun bir bölümünün veya tamamının ödenmesini isteyebilirse ve borcun tamamen ödenmesine kadar borçluların sorumluluğu devam eder. Ancak, ...'in annesinin ölümü nedeniyle kendisine karşı dava açması; eşinin ölümünden dolayı babasının, annelerinin ölümünden dolayı da kardeşleri olan diğer davacıların ...'e karşı tazminat davası açmaları beklenemeyeceğinden, Borçlar Yasası'nın 142. maddesinde belirtilen dayanışma kuralları eldeki bu davada uygulanamaz.
Dava konusu olayın gelişim biçimi ve tarihi, davalı yanın kusuru, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve yukarıda açıklanan nedenler gözetildiğinde, davacı eş yararına takdir edilen 5.000,00 TL, davacı çocuklar yararına takdir edilen 4.000,00'er TL manevi tazminat fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/7. maddesi gereğince, davacı eş yararına 4.000,00 TL, davacı çocuklar yararına da 2.000,00'er TL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.