Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, katılan vekilinin temyiz isteminin vekâlet ücretine hasredildiği belirlenerek dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanığa yükletilen hakaret ve tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, anlaşılmış ve hükmü etkileyecek başkaca hukuka aykırılığa rastlanmamıştır. Ancak; Katılanın, Sağlık Bakanlığı'nın görevlendirdiği vekil ile temsil edilmesi ve Sağlık Bakanlığı Personeline Karşı İşlenen Suçlar Nedeniyle Yapılacak Hukuki Yardımın Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesi ile 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14. maddesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmemesi,, Kanuna aykırı ve sanık ... ve katılan ... vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmekle, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, ancak; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi delaletiyle 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi uyarınca, temyiz edilen kararın açıklanan noktası, tebliğnameye aykırı olarak “katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tafifesi’nin 2. Bölümüne göre 1500 TL. maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak Sağlık Bakanlığı’na verilmesine” ibaresinin hükme eklenmesi suretiyle, HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.