Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
10.06.2021 REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Ticaret Hukuku 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu 10378 sayılı "...”, 2019/10382 sayılı "...”, 2019/10385 sayılı "...” ve 2019/20837 sayılı "...” ibareli marka tescil başvurularını yaptığını, Müvekkilinin 22 Haziran 2019'da düzenleyeceği ... etkinliğini www.....com sayfasındaki etkinlik takvimine eklediğini ve ayrıca www......com sayfasından da etkinlik duyurularını yaparak etkinliğe katılım için kayıt almaya başladığını, dilekçe ekinde www...com sayfasının etkinlik takviminde yer alan 2019 yılında yapılacak 15 etkinlikten biri olarak (3. sırada) görünmekte olduğunu, müvekilli şirkete ait www.....com ve www....com adlı web sayfalarının etkinliğin planlanması, reklam ve tanıtımı ile ulaştığı kitle bakımından delil olarak değerlendirilmesini ve tüm sayfa içeriklerinin incelenmesini talep ettiklerini, davalı ..., " ...” markasını kullandığını ve marka üzerinde bir hak sahibi olmuş gibi gerçek dışı ve açıkça kötüniyetli iddialarla müvekkilinin markalarına itirazlar gerçekleştirilerek, sosyal medya üzerinden haksız ve suçlayıcı ithamlarla müvekkili şirketin itibarını zedeleyici beyanlarda bulunulduğunu, bununla da yetinmeyerek hemen 2019 yılı Eylül ayında içerisinde kalitesi düşük ve müvekkili şirketin etkinliği ile iltibas yaratacak düzeyde aynı konsept ve aynı markayla bir "...” etkinliği düzenlediğini, davalının halen www....com.tr sitesi üzerinden 2020 yılında yine haksız ve kötüniyetli olarak müvekkiline ait tescilli "...” markasını kullanarak müvekkilinin etkinliği ile aynı içerikte bir etkinlik yapacağının duyurusunu yaptığını ve buna ilişkin online kayıt aldığını, davalının bu eylemlerinin açıkça müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, TTK'nu kapsamında haksız rekabet teşkil ettiğini, müvekkilinin "..." markalarının tescil sürecinde davalı ... tarafından eskiye dayalı kullanım hakkı ileri sürülerek marka yayımına itiraz edildiğini, Türk Patent Ve Marka Kurumu Markalar Dairesi Başkanlığı ve YİDK nezdinde kararları ile davalının tüm dosyalardaki yayıma itirazları esastan reddedildiğini, kullanmaya devam ettiğini, bunun müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, en son 25 Eylül 2020 tarihinde "İstanbulUltra" etkinliği düzenleyeceğini duyurarak halen markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerine devam ettiğini, davalının, müvekkilinin 25-27 Eylül 2020 yılında yapacağını duyurduğu "..." etkinliği ile aynı tarihte etkinlik düzenleyeceğini www.....com.tr adresinden duyuru yaptığını, davalının eyleminin de tüketiciler nezdinde iltibas yaratmakta olduğunu, müvekkili şirketi arayan veya e-posta gönderen birçok tüketici bu etkinliğin müvekkili şirket tarafından düzenlenip düzenlenmediğini sorduğunu, davalının, 28.02.2019 tarihinde kendi adına olan facebook ve @... adlı instagram hesabından, paylaşımlar yaparak tartışmaya açmış ve facebook ile instagram hesaplarından insanlarla tartışmaya başladığını, davalının yapmış olduğu işbu hukuka aykırı ve mesnetsiz paylaşımlar nedeniyle müvekkilinin ticari itibar ve markalarının zarar gördüğünü, www.....com web sitesinde ise bu kez 4 Mayıs 2019 tarihinde "..." adı ile aynı organizasyonu taklit edip müvekkilinin markasına yaptığı paylaşımlar ile saldırmak ve kötülemek suretiyle yarışçıları, adayları etkilemeye çalıştığını, TTK nun 54. ve diğer maddeleri uyarınca rekabet eylemlerinde bulunduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davalının "..." ibaresini kullanmak suretiyle; Davalıya ait facebook (https://.../...), ... (@...), https://www.....com/.../ www.....com.tr hesaplarından yaptığı hukuka aykırı paylaşımların tespiti ve kayıt altına alınmasını, Müvekkiline tescilli /10378 sayılı "...", 2019/10382 sayılı "... Trail", 2019/10385 sayılı "... " ve 2019/20837 sayılı "..." ibareli markaları aleyhine yarattığı 6769 Sayılı Yasa kapsamında marka hakkına tecavüzün ve TTK 56. madde kapsamında haksız rekabetin tespitine, önlenmesine ve durdurulmasına, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi ve durdurulması kapsamında www......com.tr sitesine erişimin engellenmesine, markanın kullanıldığı alandaki faaliyetin özgün niteliği de gözetilerek www.....com.tr sitesine erişimin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.İlk derece mahkemesi 30.11.2020 tarihli ara kararıyla; "Geçici hukuki korumalardan olan ihtiyati tedbire karar verilebilmesi için ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve ihtiyati tedbirin bir sebebinin mevcut olması gerekir. Yargılama sırasında mevcut durumun değişmesi halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkansız hale gelmesi, gecikme sebebinin bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi söz konusu olan hallerde ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilmelidir. Görüldüğü üzere kanun koyucu bu konuda hakime oldukça geniş bir takdir alanı bırakmıştır. Ancak ihtiyati tedbire karar verilmesi için mutlaka bir tehlikenin veya zararın doğmuş olması veya halen var olması da aranmaz. Dava konusu hak veya şey bakımından ortaya çıkacak tehlike ve zararın önlenmesi için de her türlü tedbire karar verilebilir. Tedbir kararı verilebilmesi için davanın ispatına elverişli delil bulunması da zorunlu olmayıp, istekte haklı olma ihtimalinin mevcut olması yeterlidir. İhtiyati tedbir talebini inceleyen hakimin davanın esası hakkındaki hükmünü peşinen ihdas ettiğinden söz edilemez. İhtiyati tedbire veya ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verirken hakim dava hakkındaki kanaatini yalnız ihtiyati tedbir talebi ile sınırlı olarak -kanunen gerektiği için- açıklamak durumundadır. Öte yandan ihtiyati tedbir kararı geçici nitelikte olup, durum ve şartların değişmesi ile her zaman değiştirilebilir. Dava dilekçesi, TPMK kayıtları, bilirkişi kurulu raporu, bütün dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ve yaklaşık ispat ölçüsü de dikkate alındığında: İhtiyati tedbir talebinin reddine karar" verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Bilirkişilerin dosyada açıkça dayandıkları ... tescil no.lu "..." markalarını görmediğini ve değerlendirmeye dahi almadığını, bu kadar açık bir hukuka aykırılık karşısında mahkeme tarafından bilirkişi raporuna dayanılarak ihtiyati tedbir taleplerinin reddedildiğini, -Bilirkişilerin markaların sadece renk ve grafikten ibaret tasarımlarmış gibi değerlendirme yaptıklarını, davalının markası ile davacı müvekkilin markalarının 41.sınıftaki eğitim,öğretim hizmetleri... dahilinde kullanıldığı ve aynı-ortak düzeydeki tüketici kitlesine hitap edildiği tespiti yapıldığını, markaların kelime unsurları birebir aynı iken sadece logo tasarımları farklı diye tüketicilerin markaları karıştırmayacağını söyleyebilmenin marka hukukunun temel ilkelerine aykırı olduğunu, tarafların iştigal alanları, aynı coğrafi bölgede organizasyon düzenlemeleri, rekabet koşulları vb. düşünüldüğünde ortada her alanda bir benzerlik olduğunun belli olduğunu, müvekkili şirketin, düzenleyeceği yeni bir etkinlik olan ... etkinliğinin hazırlıklarını tamamladıktan sonra www....com sayfasından ve www.i...l.com sayfasından etkinliğin duyurusunu yaptığını ve marka tescil başvurularını yaptığını, müvekkili şirket tarafından etkinliğin duyurulmasından ve marka tescil başvurularının yapılmasından sonra Davalı ..., sanki “ ...” markasını kullanmış ve marka üzerinde bir hak sahibi olmuş gibi gerçek dışı ve açıkça kötüniyetli iddialarla müvekkil markalarına itirazlar gerçekleştirdiğini, ve bir “...” etkinliği düzenlediğini, -Taraflar arasında markların benzerliğinin yanında malların ve hizmetlerin de benzer olduğunun dosya kapsamında çok açık olduğunu, bilirkişiler tarafından davalının haksız rekabet ve zarar verici eylemlerin ekran görüntülerinin tespit edildiğini,-Davalının ekteki "..." marka başvurusu benzerlik nedeniyle reddedildiğini ve YİDK nezdinde yaptığı itiraz da reddedildiğini, bu itibarla henüz bu deliller dahi incelenmeden/toplanmadan ve HMK.m.390/3. kriterleri sağlanmadan ihtiyati tedbir kararının reddinin hukuka aykırı olduğunu, 30.11.2020 tarihli ihtiyati tedbir red kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu HMK md.353/1 K6100 md.1 K492 md.1 HMK md.355 TTK md.54 K10378 md.396 K10378 md.56 TTK md.56 HMK md.362/1 HMK md.396 K6100 md.355