Esas No
E. 2012/29804
Karar No
K. 2013/28138
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku

22. Hukuk Dairesi         2012/29804 E.  ,  2013/28138 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri 3. İş Mahkemesi

TARİHİ : 13/11/2012

NUMARASI : 2011/462-2012/569

DAVA: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, ücret, yıllık izin, fazla mesai, hafta tatil ücreti ile manevi tazminat ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

   Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

  Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi  tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde kaynak ustası olarak çalışırken 05.08.2011 tarihinde işten çıkarıldığını, davalı firma sahibi tarafından küfür, kötü muamele, psikolojik baskı ve ağır hakaretlere maruz kalan müvekkilinin iş arkadaşları bunların ortadan kaldırılması için toplantı talep ettiklerini toplantıda firma sahibi M... E....'ın yine hakaretlere ve baskılara devam ettiğini ve küfür ve hakaret ederek müvekkilini işten çıkardığını, bunun üzerine davacının da aralarında bulunduğu bir grup çalışanın 08.08.2011 tarihinde davalı şirkete ihtar çektiklerini ancak davalı firma yetkilisi tarafından ihtar çekilmeden önce müvekkilinin işten çıkartıldığından dolayı ihbar tazminatına hak kazandığını, davacının çektiği ihtarname ile işten çıkarılmanın teyidi ve alacakların ödenmesini istediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret alacağı ve bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.

  Davalı vekili, davacının 05.08.2011 günü işten çıkarılmasının sözkonusu olmadığını, aksine aynı gün tam gün mesai olmasına rağmen saat: 14:30 civarında davacının işyerini işverenin rızası olmadan, tüm işleri yarım bırakarak terk ettiğini bu nedenle üretimde ve sevkiyatta aksamalar olduğunu, bilahare Kayseri 3. Noterliğinin 08.08.2011 günlü ihtarnamesi ile iş akdini feshettiğine dair ihtarname çektiğini, müvekklinin fesih ihtarnamesinin şirkete ulaştığı 19.08.2011 gününe kadar beklediğini, davacının işe gelmemesi üzerine 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/ll-g. maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiğini, şirket ortaklarından M.... E...'ın gerek davacıya gerekse de diğer işçilere hakareti kötü muamelesi veya baskısının sözkonusu olmadığını, işyerinde sürekli fazla mesainin sözkonusu olmadığını, davacının yaptığı fazla mesaiye ilişkin ücretlerinin kendisine eksiksiz ödendiğini, davacının müvekkili şirkette ücret alacağının da olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

  Mahkemece, tanık beyanları ve dosya kapsamından davacının işyeri ortaklarından M.... E...'ın  hakaret ve küfürlü sözleri sonrası  iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği kabul edilerek davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, ayrıca alınan bilirkişi raporuna göre hesaplanan işçilik alacakları ile manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.   Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.   1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun "taleple bağlılık ilkesi" başlığını taşıyan 26. maddesinde "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde 100,00 TL ücret alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. 18.07.2012 tarihli ıslah dilekçesinde ise ücret alacağını 295,93 TL olarak talep etmiştir. Ücret alacağının bilirkişi raporuna göre ıslah edilmesine karşın mahkemece talebin aşılması suretiyle 2.054,00 TL ücret alacağının  hüküm altına alınması hatalı olup, talepten fazlaya hükmedilmiştir.

2.Davacının iş sözleşmesinin feshi ile ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.   Davacı iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğini iddia etmiş, davalı ise davacının 08.08.2011 tarihinde noter aracılığı ile iş sözleşesini feshettiğine dair ihtarname gönderdiğini, fesih ihtarnamesinin şirkete ulaştığı 19.08.2011 gününe kadar işveren tarafından beklediğini, davacının işe gelmemesi üzerine 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/ll-g. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur. Mahkemece iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız feshedildiği gerekçesi ile davacının ihbar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmişse de, yargılama sırasında beyanına başvurulan davacı tanıkları işveren ile işçilere kötü davranması hususunu görüşmek için toplantı yaptıklarını, ancak işverenin bu toplantıda aynı tutumuna devam ederek hakaret ettiğini ve kendilerini işten kovduğunu, davacının ise toplantıya katılmadığını beyan etmişlerdir. Davacı işverene gönderdiği ihtarnamede iş sözleşmesini 4857 sayılı Kanun'un 24/II-b. ve c. bentleri uyarınca işverenin davranışlarını gerekçe göstererek haklı nedenle feshettiğini bildirmiştir. Somut olayda iş sözleşmesi davacı tarafından işverenin hakaretleri, asılsız itham ve psikolojik baskıları nedeniyle feshedilmiş olduğundan, haklı da olsa iş sözleşmesini fesheden taraf ihbar tazminatı isteyemeyeceğinden, ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.         SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 05.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.