5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kurum ile borçlu/davacı---- akdedilen sözleşme neticesinde borçluya kredi kullandırıldığını, borçlu lehine açılan krediler nedeniyle doğan tüm borçların teminatını teşkil etmek üzere--- plakalı aracı müvekkili kuruma rehnedildiğini, söz konusu aracın müvekkili kurum tarafından--- poliçe ile kaskolandığını, borçlunun borçlarını ödememesi üzerine, kendisine --- yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, yasal süresi içinde ödeme yapılmadığı takdirde yasal yollara başvurulacağının bildirildiğini, iş bu ihtarnamelerin davalının müvekkili bankaya bildirmiş olduğu en son adresine gönderildiğini, ancak ihtarnameye herhangi bir itirazda bulunmayan ve borçları da ödemeyen borçluya karşı tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla borçlu aleyhine poliçe prim borcunun tahsil edilmesi talebiyle ---- dosyasından taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçildiğini, vadesi gelen diğer sigorta prim taksitlerine ilişkin olarak ise; işbu davaya konu ---- dosyası ile takip başlatıldığını, sonuç olarak her iki takip dosyasının farklı dönemlere ait sigorta prim borcuna ilişkin takipler olduğunu, davacının imzalamış olduğu sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri ve borçları yerine getirmediğini, bu sebeple borçlu aleyhine yasal takibe geçildiğini, iş bu davanın, davacının altında imzası bulunan ---- ilgili maddeleri karşısında haksız ve mesnetsiz olduğunu, zira söz konusu ---- olmaması durumunda poliçenin vade bitiminde, ürünün yenileme tarihindeki geçerli primi üzerinden otomatik olarak yenileceği" dendiğini, ayrıca Borçlar Kanunu’nun 19. maddesinde bir akdin mevzuu, kanunun gösterdiği hudut dairesinde, serbestçe tayin olunabileceği vurgulandığını, bunun dışında borçluların kendi temerrüdünden ve bundan kaynaklı faiz ve ferilerden de sorumlu olduklarını, borçlunun ihtarnameye süresi içinde itiraz etmediğinden ve takip tarihine kadar herhangi bir ödeme yapmadığından ve maddi olarak ortada vaki borç bulunması sebebiyle temerrüde düştüğünü, davacının haksız ve yolsuz taleplerinin, tamamen müvekkili kurumun alacağını sürüncemede bırakmak amacını taşıyan kötüniyetli talepler olduğunu, borca yapılan böylesi itiraz nedeniyle %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatı da ödenmesi gerektiğini savunarak; davanın reddine, davacı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, icra dosyasına ihtirazı kayıt konulmak suretiyle ödenen paranın istirdatı istemine ilişkindir. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında taraflarca bildirilen deliller toplanmıştır.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın