Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, icra dosyasına yapılan ödemenin sabit ve belirli olması sebebiyle davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmaması nedeniyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, dava dışı işçinin hizmet alım sözleşmesi kapsamında müvekkilleri ..., ..., ... ve ... şirketlerinde çalıştığını, bu şirketlerdeki çalışmasından kıdem tazminatı hakkı bulunmadığını, bu nedenle rücu imkanı bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşmede işverenin yüklenici adına yaptığı ödemeyi rücu edebileceğine ilişkin hüküm bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında dava dışı işçiyle belirli süreli iş sözleşmesi imzalandığını, ihale süresinin bitmesi ve işin bitmesi sonucu iş akdinin sona erdiğini, işçinin davacı şirketin daimi işçisi olduğunu, her ihale alan firma üzerinden sigortası ödenerek istihdam edildiğini, 4857 sayılı kanunun 6. Maddesine göre davalı ..., ..., ...'nın sorumluluğunun iki yılla sınırlı olduğunu, bu nedenle kıdem tazminatından sorumlu tutulamayacaklarını, müvekkili şirketlerden önceki değişik dönemlerde alt işverenler değişmesine rağmen, davacı şirketin asıl işveren olarak, dava dışı tazminatı ödenen işçiyi çalıştırmaya devam ettiğinden, asıl işverenle alt işverenin yarı yarıya sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap