12. Hukuk Dairesi         2011/12172 E.  ,  2011/31359 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Marmaris İcra Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 28/02/2011

NUMARASI : 2010/503-2011/116

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

Takip dayanağı Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 02.11.2001 tarih ve 2000/815 esas, 2011/1030 karar sayılı ilamında, “ davacı hazinenin hasar bedeli olarak talebinin 9.500.000.000 TL olarak kabulü ile, bu miktarın davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine ve davacı kendi kusuru ile davalıın gerekli tamiratı yapmasına izin vermeyip zararın artmasına neden olduğundan hazinenin fazlaya dair talebinin reddine ve davalıdan faiz alınmasına yer olmadığına” karar verilmiştir.

İlamda hükmedilen bu hasar bedelinin, borçlu tarafından 30.04.2003 tarihinde maliye veznesine ödendiği, alacaklının ise söz konusu ilama dayalı olarak karar tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen dönem için faiz alacağına yönelik olarak ilamlı takip yaptığı görülmektedir.

Faiz alacağı ilamda hükme bağlanmışsa, alacaklı, açıkça hakkın özünden feragat etmediği sürece ilamda belirlenen tarihten itibaren bu alacağa faiz talep edebilir. İlamda faize hükmedilmesi halinde asıl alacağın ödenmiş olması durumunda fazlaya ilişkin hakkı saklı tutulmasa dahi  halin icabından kaynaklanan durum itibarı ile B.K.'nun 113/2.maddesi gereğince faiz istenebilir. Ancak, ilamda faize ilişkin hüküm olmayıp da alacaklı, ilk yaptığı takipte karar tarihinden itibaren faiz istememiş ise artık müstakilen faiz için yeniden ikinci bir takip yapamaz.  

Somut olayda ise, borçlu hakkında herhangi bir takip yapılmadan ilamda hükmedilen 9.500,00 TL'nin karar tarihinden sonra 30.04.2003 tarihinde ödendiği görülmektedir. HGK.nun 04.07.2000 tarih ve 2001/12-565 sayılı kararında da vurgulandığı üzere; ilamda faize hükmedilmemiş olan hallerde, edayı içeren bölüm için alacak karar tarihinde muaccel hale geleceğinden, bu tarihten itibaren faiz istenmesi mümkündür. Alacaklı, Borçlar Kanunu'nun 84. maddesi uyarınca yapılan kısmi ödemeyi karar tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen dönem için işleyecek ferilerden mahsup ederek bakiye alacak için takip yapabilir. Bu durumda alacaklının karar tarihi ile ödeme tarihi arasındaki dönem için faiz alacağına yönelik olarak ilamlı takip yapmasında yasaya uymayan bir yön bulunmadığından, mahkemece gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile sonuca gidilmesi doğru olmadığı gibi, borçlunun faize faiz talep edildiği yönündeki itirazı hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemesi de isabetsizdir.

SONUÇ  : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 27.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
27.12.2011 BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku 565 sayılı kararında da vurgulandığı üzere; ilamda faize hükmedilmemiş olan hallerde, edayı içeren bölüm için alacak karar tarihinde muaccel hale geleceğinden, bu tarihten itibaren faiz istenmesi mümkündür. Alacaklı, Borçlar Kanunu K565 md.84