22. Hukuk Dairesi
22. Hukuk Dairesi 2012/27699 E. , 2013/28378 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bakırköy 15. İş Mahkemesi
TARİHİ : 29/08/2012
NUMARASI : 2011/1600-2012/427
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, istasyon şefi olarak Gürcistan'da çalıştığını fazla çalışma yaptığı halde ücretlerinin ödenmediğini, iş sözleşmesi feshedildikten sonra Bakırköy 7. İş Mahkemesinde açılan 2009/35 esas 2009/309 karar sayılı davada feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine, işe başlatılmaması halinde dört aylık brüt ücreti tutarında tazminatın, dört aylık ücret ve diğer hakların ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verildiğini, anılan kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nce 27.09.2010 tarihinde onanmasına karar verildiğini, kararın kesinleştiğini ve ücret ve tazminatın ödendiğini, bu ödeme yapılırken %20 ücret zammı ödenmediğini, eksik ödeme yapıldığını, müvekkilinin maaşının aylık 3.700 USD olduğunu geçici görev ile İstanbul'a çağrıldığını, geçici görev harcırahının ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma alacağını, geçici görev harcırahını, maaş zammı fark alacağını, işe iade kararı gereği eksik tazminat ve ücret alacağını istemiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı, yapılan ödemelerde herhangi bir eksiklik bulunmadığını, ücret bordrolarında görüleceği üzere davacının fazla mesai yapmadığını, ücret bordrolarında fazla mesaiye ilişkin bir kayıt olmadığına göre davacının fazla mesai iddiasını ispatlaması gerektiğini, savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda Gürcistan istasyon şefi olarak çalışan davacı 15.07.2007- 11.01.2009 tarihleri arasında 38 gün Gürcistan da çalıştığı pazar günleri ve tatil günlerine ilişkin fazla çalışmaların kendisine ödenmediğini iddia etmiştir. Davalı ise bir çalışanın fazla çalışma ücretine hak kazanabilmesi, mesai saati dışında işyerinde geçirilen sürelerin fazla çalışma olarak değerlendirilebilmesi için işin gereği olarak çalışma yapıldığını belirten yazılı bir onayın gerekli olduğunu, personelin hangi sebeple ve hangi süre için fazla mesai yaptığını amirine onaylattırmak zorunda olduğunu, davacının ancak bu şekilde fazla mesai ücretine hak kazanacağını savunmuştur.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda dosyaya sunulan devam çizelgeleri ve mesai formlarından davacının pazar günleri ya da Gürcistan tatil günlerinde çalışıp çalışmadığının anlaşılamadığı, iddiayı teyit edecek tanık da dinletilmediği belirtilerek davacı talebi doğrultusunda hesaplama yapılmıştır. Davacının ne şekilde fazla çalışma yaptığı dosya kapsamına göre saptanamadığı halde mahkemece fazla çalışma ücreti isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3.İşe iade sonrası alacaklara uygulanan faiz yönünden taraflar arasında uyumazlık bulunmaktadır. İşe iade davası sonunda işçinin başvurusu, işverenin işe başlatmaması ve buna bağlı olarak işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ait ücret, ihbar ve kıdem tazminatı konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
İşe iade davası ile tespit edilen en çok dört aya kadar boşta geçen süreye ait ücret ve diğer haklar için de 4857 sayılı Kanunun 34. maddesinde sözü edilen özel faiz türü uygulanmalıdır. Ancak işe başlatmama tazminatı niteliği itibarıyla tazminat olduğundan uygulanması gereken faiz, yasal faiz olmalıdır. Dosya içeriğine göre işe başlatmama ve boşta geçen süre ücret alacağına uygulanması gereken faiz türleri farklı olup mahkemece ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken iki alacağın toplamı üzerinden en yüksek banka mevduat faizi uygulanması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 06.12.2013 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Yerel mahkeme kararının yöntem ve yasaya aykırı olduğu, mahkemece çalışma gün ve sürelerine ilişkin yeterli ve somut araştırma yapılmadığı, soyut ifadelere dayanılarak karar verilmesinin isabetli olmadığı farklı gerekçesi ile sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 06.12.2013