12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2010/5937 E. , 2010/18884 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 26/01/2010
NUMARASI : 2007/1279-2010/54
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Çeke dayalı olarak yapılan kambiyo takibinde borçlu vekili yapılan ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu, alacaklının çeki ibrazdan sonra ciro yoluyla aldığını, ibrazdan sonraki cironun alacağın temliki hükümlerine tabi olup alacaklının takip hakkı olmadığını iddia ederek şikayette bulunması üzerine, mahkemece tebligatı alan şahıs tanık olarak dinlenmiş, tanığın tebligatı borçluya verdiğini söylemesi üzerine istemin reddine karar verilmiştir.
Ödeme emri tebligatı borçlunun işyeri adresine çıkmıştır. Tebligat Kanunun 17. maddesi ve Tebligat Tüzüğünün 23.maddesine göre bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler o yerde bulunmadıkları takdirde, tebliğ o yerdeki daimi memur veya müstahdemlerden birine yapılır. Somut olayda ödeme emri tebligatı, 19.09.2007 tarihinde “muhatabın daimi işçisi Erdoğan Titiz imzasına” tebliğ edilmiştir. Borçlunun nerede olduğunun tespiti yapılmadığından ödeme emri tebligatı usulsüzdür. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32.maddesinde; tebligat usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatap tebligata muttali olmuşsa tebligatın geçerli olacağı, bildirdiği tarihinde tebliğ tarihi olacağı, Tebligat Tüzüğü’nün 51.maddesinin son fıkrasında ise muhatabın tebliğe muttali olduğunu ve bunun tarihinin iddia ve ispatına cevaz olmadığı hususu düzenlenmiştir. Bu durumda yukarıda açıklandığı üzere borçluya yapılan tebligat usulsüz olup,tebligatı muhatabın daha önce öğrendiğine yönelik araştırma yapılmasına imkan bulunmamaktadır. Mahkemece borçlunun diğer şikayetlerinin esasının incelenmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin reddine karar verilmesi isabetsizdir.