9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2021/5039 E. , 2021/9105 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
...
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının makine teknik elemanı olarak, işçi emeklisi olduktan sonra işyerinde 01.01.1991 tarihinde çalışmaya başladığını, şirket bünyesinde çeşitli görevlerde yer aldığını, en son Katar'da çalıştığı sırada 25.11.2007 tarihinde Türkiye'ye geldiğinde işine son verildiğinin söylendiğini, hizmet sözleşmesinin kötü niyetle feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, aylık ücret alacağı ve kötüniyet tazminatlarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davalı ... A.Ş.'nin 22.11.1995 tarihinde kurulduğunu, davacının müvekkili şirkette hiçbir zaman çalışmadığını, davacının dava dilekçesinde çalıştığı belirtilen işyerinin davalı şirket ile ilgisi bulunmadığını, belirtilen alacak kalemlerinin de zamanaşımına uğradığını, davanın husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılamada davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karar; Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 2019/8491 esas, 2020/2744 karar sayılı ilamı ile, davalı ... A.Ş. ile dava dışı ...
Gıda A.Ş.’nin dosyaya celp edilen şirket kayıtlarından, davacı için verilen işe giriş bildirgelerinden davalı ... A.Ş. ile dava dışı ...
Gıda A.Ş.’nin davacıyı birlikte istihdam ettiklerinin anlaşıldığı, birlikte istihdam eden işverenler işçilik alacaklarına karşı müteselsil sorumlu olduklarından davacının bunlardan herhangi birine karşı dava açabileceği, davalı ... A.Ş. hakkında açılan dava yönünden işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın husumetten reddinin hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece, ikinci bozma ilamına da uyulmasına karar verilerek devam edilen yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Taraflar arasında, davacının ödenmeyen ücret alacağının hesaplanmasına ilişkin uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı dava dilekçesinde, 2004-2005 yıllarında aylık 2.500 USD ücretle çalıştığını ve 2004-2005 yılları için 6.500 USD ücret alacağı olduğunu; 2005-2006 yıllarında aylık 2.750 USD çalıştığını, bu yıllar için de 23.000 USD ücret alacağı olduğunu; 2006-2007 yıllarında ise aylık 3.000 USD ücretle çalıştığını ve bu yıllar için de 33.000 USD alacağı olduğunu ileri sürmüştür. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının ücretinin 1.250 USD ve 3.000 USD olduğunun kabulüyle terditli hesaplama yapılmış, mahkemece 1.250 USD ücret aldığı kabulüyle yapılan hesaplama doğrultusunda hüküm kurulmuştur.
Davacının son ücretinin, davacının yaptığı iş, kıdemi ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında 1.250 USD olduğunun kabulü yerinde ise de, davacının bakiye ücret alacağına ilişkin hesaplama hatalıdır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı tarafından sunulan ödeme belgeleri dikkate alınmadan ücret alacağı hesaplanmıştır. Öncelikle davalı tarafından dosyaya sunulan ödeme belgelerinin davacı asile gösterilerek belgelere karşı beyanının alınıp dosyadaki tüm belge ve bilgiler doğrultusunda davacıya yapılan ödemenin netleştirilmesi ve davacının talep ettiği alacak miktarından yapılan ödemelerin mahsubu gerekmektedir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde 2004-2005 yıllarında 2.500 USD, 2005-2006 yıllarında 2.750 USD ve 2006-2007 yıllarında 3.000 USD olmak üzere farklı ücretlerle çalıştığını iddia etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise tüm dönemler için son ücret olarak belirlenen 1.250 USD ücret üzerinden hesaplama yapılmıştır. Dosya içeriğine göre, davacının iddia ettiği ücretlerle çalıştığını kanıtlayan delil mevcut olmadığından davalının da kabulü doğrultusunda son ücretinin aylık 1.250 USD olduğunun kabülü isabetlidir. Ancak önceki dönem olan 2004-2005, 2005-2006 yıllarındaki alacak miktarı hesaplanırken belirlenen son ücrete göre hesaplama yapılması doğru olmayıp, davacının son ücretinin asgari ücrete oranı dikkate alınarak bu dönemler için de belirlenecek ücrete göre alacak miktarının hesaplanması ve yapılan ödemelerin mahsubu ile sonuca gidilmesi gerekmektedir. Belirtilen bu hususlar dikkate alınmadan davacının beyanı dikkate alınarak yapılan hesaplama doğrultusunda hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir.