11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2020/4050 E. , 2021/3569 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Uzunköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29.03.2019 tarih ve 2017/529-2019/317 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 32.970 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının cari hesaba dayalı alacağını tahsil için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket yetkilisi, davacının tek başına kendi cari hesabına dayanarak yaptığı takibin haksız olduğunu, davalının davacıya borcunun bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen iki adet çekin davalıdan alındığı tarihte davacı tarafından davalının cari hesabına 2009 yılında çekle tahsil şeklinde işlendiği görüldüğünden zaten hesaplamalara dahil edildiği, itiraza dayanak icra takibinin 10.12.2010 tarihinde yapıldığından icra takibinden sonraki tarih olan 22.12.2010 tarihinde banka havalesi ile yapılan 4.784,35 TL ödemenin dikkate alınmaması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne takibin 17.509,28 TL asıl alacak, 684,81 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.194,09 TL alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %16 ticari faiz oranı uygulanmak suretiyle devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Dava cari hesaba dayalı alacaktan kaynaklanan takibe yönelik itirazın iptaline ilişkindir. İtirazın iptali davalarında alacak borç durumu takip tarihi itibariyle hesaplanır. Borçlunun takipten önce yaptığı ödemenin varlığı anlaşılırsa ödenen miktar yönünden davanın esastan, takip ile dava tarihi arasındaki ödemenin varlığı anlaşılırsa bu miktar yönünden itirazın iptal davasının hukuki yarar yokluğundan reddi gerekir. Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 2016/11362 esas ve 2017/5839 karar ve 13/09/2017 tarihli ilamında, davacı defterlerinde 6.159 TL ödeme kaydı bulunduğu ve bu kaydın davacı aleyhine delil olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Dosya içerisindeki belgelerden 4.534,35 TL ödemenin takipten sonra ve davadan önce yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda bilirkişiye hesap yaptırılıp varılacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.