(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/27247 E. , 2012/28996 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,... İlçesi,... Mahallesi 46727 ada 1 parsel, 8 no.lu bağımsız bölümde bulunan meskenine su abonesi olabilmek için ... rayiç değeri üzerinden %2 kanal katalım, %2 su şebeke bedeli oranında toplam 4.888, 08 TL istendiğini belirterek, bu bedelin haksız olduğunun tespiti ile ve iptali ile su abonesi yapılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacının 588, 71-TL kanal katılım bedelinden sorumlu bulunduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davacı, kendisinden toplam 4.888, 08 TL kanal katılım ve şebeke bedeli istendiğini, bu bedelin haksız olduğunun tespiti ile bu bedeli ödemeksizin abonelik verilmesini istemiştir. Mahkemece davacının 588, 71 TL.den sorumlu olduğunun tespitine yani davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, ancak kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesi “1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla, ) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.”.Buna göre, davalı yararına reddedilen 4.299, 37 TL üzerinden 515, 92 TL nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.nun 436/2 maddesi hükmü gereğidir.