19. Ceza Dairesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre, sanığın kovuşturma aşamasındaki savunmasında bildirdiği, bilinen son adresine öncelikle tebligat çıkartılması gerekirken doğrudan MERNİS adresine yapılan gerekçeli karar tebligatının usulsüz olduğu anlaşıldığından, sanığın temyizinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın denetim süresi içinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı mahkum olması üzerine dosyayı ele alan mahkemece duruşma açılıp, sanığa CMK'nin 195/1 maddesine göre, yokluğunda karar verilebileceği ihtarını içeren usulüne uygun meşruhatlı davetiye çıkarılarak duruşmaya çağırılması ve sanığın savunması alınarak CMK'nin 231/11. maddesine uygun olarak hükmün açıklanması gerekirken, sanık için çıkarılan ihtaratlı davetiyenin sanığın sorgusunda bildirdiği adres yerine, doğrudan numara bilgisi farklı olan MERNİS adresine tebliğ edilmesi nedeniyle yapılan tebliğ işleminin usule uygun olmadığı ve sanığın savunması alınmaksızın yokluğunda hükmün açıklandığı anlaşılmakla, sanığın usulüne uygun olarak duruşmaya çağrılmadan ve savunması alınmadan mahkumiyetine karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Kabule göre;
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın