Esas No
E. 2006/22070
Karar No
K. 2006/25262
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

12. Hukuk Dairesi         2006/22070 E.  ,  2006/25262 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 9. İcra Mahkemesi

TARİHİ : 18/09/2006

NUMARASI : 2006/286/1414

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılan takipte borçlu vekili takibe konu çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, ayrıca alacaklıya bir borçları bulunmadığını, takipte talep edilen faizin de,  borcu kabul anlamına gelmemek üzere itiraz ettiklerini ileri sürmüştür.

Mahkemece, 17.02.2006 tarihli tensip zaptının 3.maddesinde itiraz eden vekilinin imza örnekleri alınması için hazır etmesi gerektiğinin tebliğine karar verildiği, bunun daha sonra vekile tebliğ edildiği, vekilin ilk celse hazır olmaması üzerine dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, dosyanın yenilenmesi üzerine itiraz eden vekiline sadece duruşma gününün tebliğ edildiği, duruşmaya davacı asille vekilinin bizzat katıldığı, ancak daha önce borçlu vekilinin müvekkilini hazır etmediğinden bahisle İİK.nun 170, 68 , 68/a maddeleri gerekçe gösterilerek itirazın kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

H. U.M.K.nun 163.

ve 159. maddeleri mahkemeye ve taraflara belli edilen işlemleri, belli  sürelerde yapması için sınırlamalar getirmiştir. Bu sürelerin bir kısmı yasa metninde yer almış, bir kısmı ise Hakimin takdirine bırakılmıştır. Süre tayini Hakimin takdirine bırakıldığı takdirde yapılacak işlemin niteliğine göre makul bir süre belirlenmelidir. Hakimin verdiği ve kesin olduğunu belirttiği sürede taraf, mutlaka o işlemi yapmalıdır. Sürenin bitiminden sonra, belirtilen işlemin yapılması mümkün değildir. Şayet yapılmamış ise taraf bu konudaki hakkını kaybeder.

Yukarıda belirtildiği gibi duruşma zaptında borçlu vekiline usule uygun bir kesin mehil verilmediğinden talebin reddi isabetsiz olduğu gibi tensipte belirtilen İİK.nun 68/a meşruhatının vekil yerine borçlu asile gönderilmesi gerekli olup, vekil tarafından hazır etmesi gerektiğinden sözedilerek vekili adına çıkarılan davetiye ile aynı hukuki sonuca ulaşılması ve 68/a-5 maddenin tatbiki mümkün değildir. Mahkemece İİK.nun 68/a-3 maddesinde yazılı meşruhatı içeren davetiye, borçluya gönderilmeden, hatta, duruşmada hazır olduğu halde İİK.nun 68/a-3 maddesi uyarınca imzaları alınıp incelenmeden borçlu vekiline yapılan tebligata dayalı olarak imza incelemesi yapılması yerinde değildir.

Diğer taraftan borçlu tarafından yapılan kambiyo senetlerine mahsus takipte imzaya ve borca itiraz edilmesi halinde bunların İİK.nun 169/a ve 170 maddeleri dahilinde incelenerek oluşacak sonuca göre itirazın kabulüne veya reddine, kabul halinde icra takibinin durdurulmasına şeklinde karar vermek gerekirken yapılan takip şekliyle uygun olmayan genel haciz yoluyla yapılan takip şekli gibi değerlendirme yapılarak itirazın geçici olarak kaldırılmasına şeklinde karar verilmesi de isabetsizdir. 

SONUÇ :Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 29.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

        

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.