2. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/3812
- Karar No
- 2021/5080
- Karar Tarihi
- 21.06.2021
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
2. Hukuk Dairesi 2021/3812 E. , 2021/5080 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Türk Medeni Kanunu'nun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Kadına kusur olarak yüklenilen hakaret vakıası ilişkin tanık beyanı soyut nitelikte olup, erkeğin bu iddiasını kanıtlamaya elverişli başkaca bir delil de bulunmadığı gibi kadına kusur olarak yüklenilen kocasını odaya almayarak birlikte yaşamaktan kaçınma vakıasından sonra tarafların birlikte yaşamaya devam ettikleri sabit olup bu vakıanın da davacı erkek tarafından affedildiği, en azından hoşgörü ile karşılandığı nazara alındığında, bu vakıanın da davalı kadına kusur olarak yüklenilemeyeceği açıktır. Mahkemece kabul edilen ve erkek tarafından istinaf edilmeyerek kesinleşen eylemlere göre ise; evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında erkeğin tamamen kusurlu olduğunun kabulü gerekir. O halde mahkemece kabul edilen ve istinaf edilmeyerek kesinleşen davacı erkeğin kusurlu davranışlarına göre, boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği halde davacı erkeğin ağır, davalı kadının az kusurlu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.