12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2006/9344 E. , 2006/11918 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Zeytinburnu 2. İcra Mahkemesi
TARİHİ : 04/01/2006
NUMARASI : 2006/5-3
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 13.03.2006 tarih, 2307/5115 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 12.maddesine göre; hükmi şahıslara tebligat selahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanunun 13.maddesine göre de; tebliğ yapılacak bu kişiler, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacakları bir halde oldukları takdirde tebliğ orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birisine yapılır. Tebligat Tüzüğü'nün 18.maddesinde; selahiyetli kişilerin bulunmadığının tebligat belgesinde gösterilip bunun açıklanması lüzumu hüküm altına alınmıştır. Somut olayda, tebligat belgesinin incelenmesinde; yukarıda yer alan açıklamalara uyulmadığı belirlendiğinden tebliğ işlemi usulsüzdür.(HGK.nun 22.06.1988 tarih ve 1988/12-266 sayılı kararı)
Mahkemece, yapılan inceleme sonunda şirket adına kendisine tebligat yapılan .................... 'in tebligat tarihinden önce şirket temsilciliğinden istifa ettiği, bu sıfatının ortadan kalktığı anlaşıldığı ve şirketin işçisi de olmadığı için bu şahsa yapılan tebligatın geçerli bulunmadığına yönelik mahkeme gerekçesinin yukarıdan beri yapılan açıklamalar ışığında doğru olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca, Av. .................. 'e vekaletin verildiği tarihte şirketi temsile yetkili kişi tarafından ve şirket namına adı geçen vekil tayin edilmiştir. Şirket tarafından vekaletten azledilmedikçe şirket adına vekalet verenin yönetimden istifa etmesi vekaleti geçersiz hale getirmez.
Bu durumda tebligatın usulsüz olduğu belirlendiği için geçerli vekaleti bulunan avukatın itirazını süresinde kabul eden mahkeme kararının bu bölümü de yasaya uygun olup, kararın onanması gerekirken bozulduğu anlaşıldığından borçlu vekilinin karar düzeltme isteminin yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü gerekmiştir.