12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2009/15871 E. , 2009/24110 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/04/2009
NUMARASI : 2009/459-2009/478
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK’nun 149. maddesi hükmüne göre “İcra müdürü, ibraz edilen ipotek akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa, borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse ayrıca bunlara birer icra emri gönderir.”
Somut olayda; kredi borçlusu A.T.hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi başlatıldığı, takibe konu 04/04/2005 tarih ve 1323 nolu ipotek belgesinin incelenmesinde, kredi borçlusu tarafından alacaklı banka lehine ipotek tesis edildiği; 01/04/2009 tarihinde başlatılan bu takipten daha önceki bir tarihte (03/02/2009’da), ipotekli taşınmazın şikayetçi A.Ö.’a tapudan satış yoluyla devredildiği görülmektedir.
Yukarıda özetlenen İİK.
149.madde hükmüne göre, icra takibinin asıl kredi borçlusu (lehine ipotek verilen) aleyhine açılması asıldır. Takip sonunda üçüncü kişinin taşınmazının paraya çevrilmesi söz konusu olduğundan, o kişi hakkında da takip yapılması gerekir. Şu hale göre ipotek veren üçüncü kişi ile asıl borçlu arasında zorunlu takip arkadaşlığı vardır. Öte yandan Türk Medeni Kanununun 887. maddesi hükmüne göre, ipotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değil ise, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya, hem de kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır. Bu durumda, asıl borçlu hakkında koşullarına uygun olarak takip başlatıldığından ipotek veren üçüncü kişiye MK'nun 887. maddesi gereğince ihtar tebliğ ettirilmesi, borç muaccel hale geldikten sonra adı geçen hakkında ayrı bir takip yapılması, daha sonra da bu bu takibin ilk takip ile birleştirilmesi konusunda alacaklı vekiline mehil verilmesi, bu istemlerin yerine getirilmemesi halinde ise takibin tümüyle iptaline karar verilmesi gerekir. Mahkemece eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.