Esas No
E. 2008/24910
Karar No
K. 2009/5323
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

12. Hukuk Dairesi         2008/24910 E.  ,  2009/5323 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Küçükçekmece 1. İcra Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 11/09/2008

NUMARASI : 2008/600-2008/800

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :

Konusu mal varlığı olan Borçlar Hukukuna ilişkin sözleşmelerden doğan davalarda yetki HUMK.nun 10. maddesinde belirtilen kurallara göre çözümlenir. Örneğin sözleşmedeki alacağın ödenmemesi, malın teslimi, cezai şartın ödenmesi gibi... Anılan madde sözleşmeden doğan davalar için iki özel yetki  kuralı koymuştur. a-Sözleşmenin yerine getirileceği yer mahkemesinin, yetkisi (aktin icra, ifa edileceği yer) b-Sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesinin yetkisi (davanın açıldığı tarihte davalı veya vekilinin orada bulunması koşulu ile)

Sözleşmenin yerine getirileceği yer, öncelikle tarafların açık veya zımni isteğine göre tesbit edilir. Sözleşmede karşılıklı olarak değişik yerlerde yerine getirilecek  borçlar varsa (malın teslim edileceği yer-borcun ödeneceği yer) mal teslimi için açılacak dava teslim yeri mahkemesinde, borcun ödenmesi için açılacak dava ise, borcun ödeneceği yer mahkemesinde açılabilir. Ancak sözleşmede açık ve zımni olarak sözleşmenin yerine getirileceği yerin anlaşılamadığı hallerde, yetkili yer Borçlar Kanununun 73. maddesine göre  belirlenir. Yani davanın konusu sözleşmeden doğan bir para borcu olup da sözleşmede aksi kararlaştırılmadı ise, borç alacaklının ödeme zamanındaki ikametgahında ödenir. Ancak aranacak ya da  aldırılacak borçlarda Borçlar Kanununun 73/l. maddesi uygulanmaz. Ne varki  HUMK.nun 10. maddesi hükmü yalnız hukuken geçerli olan sözleşmelerden doğan davalar hakkında uygulanacağından, geçersiz olan sözleşmelerden doğan davalarda, sözleşmenin ifa yerinde dava açılamaz, (sebepsiz iktisap gibi) genel yetkili yer olan yani davalının ikametgahında dava açılır. Sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesinin yetkisine gelince: Sözleşmeden doğan bir dava, davalı veya vekili, davanın açıldığı  zaman oradan bulunmak koşulu ile  sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesinde de  açılabilir. (İİK.nun 50. maddesinde bu koşul aranmaz)  Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 2001/12-1162-1191 sayılı kararında da  yukarıda açıklanan kurallar benimsenerek “HUMK.nun 10. maddesine göre sözleşmeden doğan davalarda tarafların sözleşmenin yerine getirileceği yer hakkında açık veya zımni isteklerinin anlaşılamadığı hallerde, sözleşmenin yerine getirileceği yerin Borçlar Kanununun 73. maddesine göre belirleneceği” açıklanmıştır. Ancak bu gibi hallerde  B.K.nun 73.  maddesinin uygulanabilmesi  için akdi  ilişkinin kabul edilmesi gerekmektedir. Bu kurallar  ışığında somut  olayın incelenmesinde: İcra takibi 1 adet   faturaya  dayalı olarak ve genel  haciz yoluyla  başlatılmıştır.  Borçlu  tarafından  yasal sürede  icra  dairesine başvurularak  yetki itirazının ileri sürüldüğü  görülmektedir. Borçlu itiraz  dilekçesinde  temel borç  ilişkisine  karşı çıkmamış, faturaya dayalı borcun 742.16.YTL.lik kısmı ile işlemiş faiz oranına itirazlarını ileri sürmüştür. Bu durumda olayda HUMK.nun 10. maddesinin yukarıdan beri açıklanan  kurallara  göre uygulanması  gerekir.

Akdin  icra olunacağı  yerin öncelikle  (varsa)  taraflar arasındaki  yazılı sözleşme istenerek belirlenmesi  gerekir.  Borçlu duruşmaya gelmemiş, alacaklı taraf borçlunun diğer itirazlarını kabul ettiklerini ancak, şirket mermezlerinin Küçükçekmece İlçesinde olduğu gerekçesi ile yetki itirazının kaldırılmasını istemiştir.

Borçlu, itirazında  şirket adresini Gaziantep'te olduğunu, bu sebeple Gaziantep İcra Müdürlüğünün yetkili olduğunu ileri sürmüştür. Hernekadar takip konusu yapılan faturalar irsaliyeli olarak düzenlenmiş ise de, faturada gösterilen malların borçlu şirket tarafından teslim alındığı hususunda, fatura üzerinde şirket yetkilisinin imzası bulunmadığından bu malların alacaklı (satıcı) şirket adresinde teslim edildiği kabul edilemez. O halde, akdin  icra edileceği  yerin neresi olduğu, taraflar arasında yapılan sözleşmeden saptanmalı, sözleşmede bu hususta bir açıklama bulunmaz ise, tarafların beyanları ve bu husustaki belgeler sorulup incelendikten sonra faturadaki malların Gaziantep'de mi yoksa Küçükçekmece'de mi teslim edildiği açıklığa kavuşturulduktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile para alacağı olduğundan bahisle, alacaklının ikametgahında ödenmesi gerektiğinden yetki itirazının reddine karar verilmesi isabetsizdir. 

SONUÇ :Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 10/03/2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog