02/03/2015 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında şüpheli ...'ın banyoya girerken sağ elinin boşta olduğunun ve cep telefonu standardına uygun bir şey taşımadığının, çıkarken sağ elinin bedeninin ışığa ters düşen tarafında kaldığının, bu ters ışık durumunda şüphelinin sağ elinde oluşan karartının yüksek olasılık siyah renkte düşük olasılık diğer renkte olabileceği yönünde yapılan inceleme neticesinde şüphelinin sağ elinde gölge sonucu bir karanlık oluştuğunun, tek ton renkte bir cisim yüksek oranda olmadığının, şüphelinin cep telefonunun ve suça konu cep telefonunun birbirlerinden genel ve ekran uzunluk-en farkı olduğunun, şüphelinin başka bir kamera açısında göre elinde duran cep telefonunun renk uyumu açısından suça konu cep telefonuna uygun olabileceğinin, ancak genel en boy oranı, ekran en boy oranı ve nitelik açısından yüksek oranda uygun olmadığının da belirtildiğinin ve ayrıca sanığın Cumhuriyet Savcılığında 22/01/2015 tarihli ifadesinde yurtta kalan öğrencilerin bir çoğunda cep telefonlarının yurt görevlisi olan öğretmenler tarafından pazartesi sabahları alınıp, cuma günleri dersler bittikten sonra ise öğrencilere geri verildiğini, bu nedenle telefonu bulduğu yeri de göz önüne alıdığında çocukların telefonu hafta içi de da kullanmak için sakladıklarını düşündüğünü, zaten telefonu bulduğu merdiven boşluğunun hemen üst katında öğrencilerin kaldığı yatakhanenin olduğunu belirttiği ve kovuşturma aşamasında tanık olarak ifadesi alınan yurtta yönetici olarak görev yapan ...’in, Kuran kursu ve yurdunda hafta içi öğrencilerin telefon kullanılmasına izin verilmediğini, telefonları toplayıp hafta sonları çocuklara verdiklerini, hırsızlık olayının gerçekleştiği hafta mağdur ...’in telefonunu idareye teslim etmediğini, çocukların zaman zaman telefonları vermeyerek saklayabildiklerini izin dışında da telefonlarla hafta içi görüşebildiklerini, mağdur ...’in de böyle davranışları olduğunu beyan ederek sanığın savunmasını doğruladığının anlaşılması karşısında; suça konu cep telefonunun olaydan sonra sanık ... adına kayıtlı olan hat ile kullanıldığı tespit edilen hattın kaybolma, hattın yurdun içinde düşme ve birileri tarafından bulunma ve öğrencilerin telefonlarının hafta içi idare tarafından alınmaması için gizlice görüşme yapılmak için öğrenciler tarafından alınıp saklanabileceği ihtimalinin de sözkonusu olabileceği gibi bilirkişi raporuna göre de; görüntü incelemesinde görüntüdeki sanığın elinde görülen cep telefonunun ve suça konu cep telefonu ile birbirlerinden genel ve ekran uzunluk-en farkı olduğunun da anlaşılması karşısında; dosya içeriğinde sanığın suça konu cep telefonunu çaldığına dair herhangi bir delil bulunmadığı gibi, sanığın kaybedilmiş olması nedeniyle malikin zilyetliğinden çıkmış olan eşya üzerinde , iade etmeksizin veya yetkili mercileri durumdan haberdar etmeksizin, malik gibi tasarruf da bulunduğuna dair de delil bulunmadığından atılı suçun 5237 sayılı TCK'nın 160. maddesinde düzenlenen kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçunu da oluşturamayacağının anlaşılması karşısında; sanığın savunmalarının aksine, mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine, yetersiz gerekçe ile yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi,

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
17.05.2021 BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Malvarlığı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu TCK md.160 K5237 md.160