11. Hukuk Dairesi         2020/5162 E.  ,  2021/5370 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Salihli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.04.2017 tarih ve 2016/256 E- 2017/105 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nce verilen 07.11.2019 tarih ve 2019/862 E- 2019/2083 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 21.06.2021 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, davacıların murisi...’nın vefat ettiğini, vefat etmeden önce davalıdan kredi kullandığını, bu krediye davacılar Kâmil Çelikkaya ve ...’nın da müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, muris...’nın kullandığı krediler için hayat sigortası yaptırdığını, poliçe bedelinin tahsil edildiğini, murisin ölümü nedeniyle davalı bankanın bakiye alacağını hayat sigortasından karşılaması gerekirken davacılardan talep ettiğini, bir kısım borcun davacılar tarafından cebri icra tehdidi altında ödenmek zorunda kalındığını ileri sürerek, ödenen kredi bedelinin istirdadını ve bakiye alacak yönünden davacıların borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacıların murisinin vefat tarihi itibariyle geçerli bir hayat sigortası olmadığını, sigorta yaptırma külfetinin davacıların murisinde olduğunu, bankaya sorumluluk yüklenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, davacıların murisinin vefatı tarihi itibariyle geçerli bir sigorta poliçesi olmadığı, davalı bankanın kredi borçlusunu hayat sigortası yapma zorunluluğunun veya yapılmış bir hayat sigortasının süresini uzatma zorunluluğunun bulunmadığı, 2009 tarihli HGK kararında tespit edilen hayat sigortası sigorta şirketi tarafından bir kez yenilenirse sigorta şirketi tarafından müşteriye sigortanın tekrar talep olmaksızın yenileneceği konusunda güven verilmiş olunacağından sigortayı yenilemeyen sigorta şirketi bu durumdan hukuken sorumlu olacağı hususunda, sigortanın yenilenmesine ilişkin “güven verme” durumunun davada gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, dava konusu sözleşme kapsamında sözleşmedeki sigortanın teminatı konusuyla ilgili olarak hayat sigortası yapılmasına dair bir düzenlemenin mevcut olmadığı, kredi kullanan muris adına yapılmış bir hayat sigortası poliçesi bulunmadığı, aynı zamanda kredinin müşterek borçlusu ve müteselsil kefili olan ... lehine yapılmış bir yıl süreli hayat sigortası poliçesinde sigortanın belirlenen yıl kadar yenilenmesi şartı kabul edilmediği, somut olayda davalı bankanın müterafik kusurundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalıya verilmesine, 24.06.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
24.06.2021 ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Sigorta Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.353 HMK md.370/1 HMK md.372