11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2020/6682 E. , 2021/5144 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.07.2016 tarih ve 2014/322 E. - 2016/268 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ETİ, ETİ TOPKEK, TOP KEK asıl unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, ayrıca TOP KEK sözcüğünü de içeren 2003/2216 ve 2006/5214 sayılı tasarım belgelerinin de tescilli olduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmışlığından yararlanmak isteyen kötüniyetli davalının 11.05.2012 tarihinde "Iffco Topwhip" ibareli, 29 ve 30.sınıf ürünleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2012/43668 kod numarası verilen başvurunun Resmî Marka Bülteni'nde ilân olunduğunu, bunun üzerine tasarım hakkına tecavüz, kötüniyet, iltibas ve tanınmışlık vakıasına dayanarak başvurunun reddi istemi ile itirazda bulunduklarını, itirazlarının önce Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK tarafından 2014/M-9668 sayılı kararla reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kötüniyetli başvurunun tescilinin müvekkilinin "top kek", "topkek", "Eti top kek", "topçuk" esas ve ayırt edici unsurlu markaları ile iltibasa ve haksız rekabete sebebiyet vereceği gibi, markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp itibar ve ayırt edici karakterini de zedeleyeceğini, tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz edeceğini ifade ederek, YİDK kararının iptaline talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, tescilli markalarla başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının tespitinde işaret ve markanın görsel, sescil ve anlamsal unsurları itibariyle bütünsel olarak analiz edilmeleri gerektiğini, başvuru konusu "Iffco Topwhip" ibareli işaretle, redde mesnet alınan "top kek", "topkek", "Eti top kek", "topçuk" ibare ve biçimli markaların anlamsal, görsel ve sescil olarak bütünü itibarı ile bıraktığı izlenim itibarı ile ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede benzer olmadıklarını, davacının markasının tanınmış olmasının da sonuca etkili bulunmadığını, başvurunun kötüniyetli olmadığını ve davacının tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz etmeyeceğini ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket, davaya cevap vermemiş ve herhangi bir savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının markalarının "top kek", "topkek", "Eti top kek", "topçuk" esas ve ayırt edici unsurlu olduğu, davalının başvurusunun ise "Iffco Topwhip" ibareli olduğu, davacının markaları ile başvuru konusu işaretin 30.sınıf ürün ile hizmetler bakımından aynı türden, 29.sınıf ürünler bakımından ise farklı türden ürünleri içerdikleri, davacının "top kek", "topkek", "Eti top kek", "topçuk" ibareli markalarıyla davalının "Iffco Topwhip" ibareli başvurusu arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru konusu işaretteki özgün IFFCO ve WHIP ibarelerinin ön planda bulunması, özellikle Whip ibaresinin top ibaresiyle bütünleşmesi ve düzenlenme biçiminin başvuru konusu işareti anlamsal, sescil ve görsel olarak davacı markalarından belirgin biçimde farklılaştırdığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu 29 ve 30.sınıf ürün ve hizmetler için ayırdığı satın alım süresi içinde, "Iffco Topwhip" ibareli işareti gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun "top kek", "topkek", "Eti top kek", "topçuk" ibareli markalardan farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, farklılığın kapsamındaki 29 ve 30.sınıf ürün ve hizmetlerin alıcı ve yararlanıcıları tarafından derhâl algılanabilecek durumda olması nedeniyle davalının başvurusunun tescilinin, davacıya ait kek ürünleri sektöründe belli bir tanınmışlık yahut bilinirlik elde etmiş markanın itibarınden haksız biçimde yararlanma sağlayabileceğinin düşünülmesinin olanaksız olduğu, davacının markalarının sadece TOP ibaresi itibariyle korunmasının mümkün olmadığı, ortalama tüketicilerin davacının markalarını "top kek", "topkek", "Eti top kek", "topçuk" olarak algılayacağı, aynı şekilde okuyacağı, düzenleme biçimlerini de gözeteceği, buna karşın davalının başvurusunu da bir bütün olarak algılayacağı, sadece top ibaresinden kaynaklı kısmi ve düşük düzeyli sescil benzerlik etkisine bağlı bir tercihte bulunmayacağı, davalı başvurusunun konusu işaretin, davacı markalarından farklı ve ayırt ediciliği yüksek bir işaret olması sebebiyle davacı markasının, tüketici gözünde ürün veya hizmetin kaynağını belirtme fonksiyonunu zayıflatacağından söz edilebilmesinin olanaksız bulunduğu, tescilli bir marka ile iltibas yaratmayan işaretin marka tescil başvurusunda bulunmanın kötüniyetli bir yaklaşım olarak değerlendirilemeyeceği, bir kelimenin marka olarak seçilip tescil ettirilmesinin, anılan kelime üzerinde marka sahibine tekel hakkı vermeyeceği, aksine, anılan kelimenin kullanıldığı mal ve hizmetler bakımından iltibas yaratabilecek derecede benzerlerinin kullanılmasını engelleme hakkını sağlayacağı, yargılama konusu vakıada böyle bir hâlin bulunmadığı, ayrıca başvuru konusu işaretin tasarım unsurları içermediği, bu nedenle tasarım hakkına dayalı itirazın kabul edilemeyeceği kanısına varılmış, yargılama konusu tetkikatın tescil belgelerinde bulunan işaretin orijinal hâline göre gerçekleştirilmesinin gerekmesi ve tescilden sonra fiili kullanıma konu edilecek işaret ve ambalaj kompozisyonları içermediği, dolayısıyla davacının itirazlarının reddine dair kurum kararının doğru olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.