14. Hukuk Dairesi

Davacı avukatı tarafından verilen 09.05.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı taraf arasında yapılan 10/12/2014 tarihli gereği davalı tarafın müvekkili kooperatifin İzmir ili Bayraklı ilçesi .... ada .... nolu parselde kayıtlı 5884 m2 yüzölçümlü arsa üzerinde kaba inşaatlarının bitirildiği 4 adet binadaki bina içi ve cephelerindeki işleri yapmayı üstlendiğini, sözleşmenin 17.maddesine göre ödemelerin davalının yaptığı imalatlarla ilgili 1 aylık periyotlarla hakediş hazırlanması, hakedişlerin kontrol edilerek onayından sonra 15 takvim günü içerisinde nakden veya en geç 180 günlük vadeli senetlerle ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin nakden, çekle veya senetle olacak şekilde ödeme yaptığı gibi davalının talebi doğrultusunda davalı kooperatif üyesi yapılmak suretiyle işin karşılığı olarak daire de verildiğini, davanın 6100 sayılı HMK'nun 110.maddesi gereği iki ayrı davayı ihtiva ettiğini, ilk davanın, davalının müvekkili kooperatifin üyesi olup olmadığı, kooperatif üyesi ise İzmir 10.İcra Müdürlüğünün 2019/135 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali davası olduğunu, ikinci davanın, davalının ödemeleri almasına rağmen eksik/ayıplı bıraktığı işler gereğince kooperatifin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile fazla yapılan ödemelerin iadesi talebi olduğunu, davalı şirketin kooperatif kayıtlarına göre kooperatif üyesi olarak görüldüğünü, 28/10/2018 tarihli kooperatif genel kurulunun 5 nolu gündem maddesi gereğince 20/12/2018 tarihine kadar üye başı 40.000,00 TL ödeme yapılması hususunun kararlaştırıldığını, davalı şirketin 20/12/2018 tarihi itibariyle ödeme yapmadığından Karşıyaka 5.Noterliğinin 31/12/2018 tarihli .... yevmiye nolu ihtarnamesinin 02/01/2019 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiğini, verilen süre içerisinde ödeme yapılmadığından İzmir 10.İcra Müdürlüğünün 2019/135 Esas sayılı dosyası ile 360.000,00 TL asıl alacak için icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine itiraz edilerek takibin durduğunu, davalının kooperatif üyesi olmadığı yönünde ilk resmi beyanı olan İzmir 8. Noterliğinin 07/01/2019 tarih ve .... yevmiye numaralı cevabı yazısının taraflarına 11/01/2019 tarihinde tebliğ olduğunu, icra takibinin başlatıldığı tarihte bu yönde itiraz olacağının kooperatifçe bilinmediğini, hesap tetkik komisyonu incelemeleri, defter ve belgelerin yönetim kurulunda bulunamadığından davalının kooperatif üyesi olma talebine ilişkin dilekçesinin bulunamadığını, kooperatif kayıtlarında davalı şirketin kooperatif üyeliğine kabul edildiğine dair yönetim kurulu kararları bulunduğunu, bu bakımdan kooperatif üyesi olup olmadığının öncelikle tespit edilmesini kooperatif üyesi değilse itirazın iptali bakımından değerlendirme yapılmamasını kooperatif üyesi olduğu tespit edilirse İzmir 10.İcra Müdürlüğünün 2019/135 Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ettiklerini, menfi tespit ve iade talebi yönünden; davalının sözleşme gereği kaba inşaatları biten 4 adet binadaki bina içi ve ve cephelerindeki işleri yapmayı üstlendiğini, 23/05/2016 tarihinde 3.850.000,00 TL bedelli bir sözleşme daha yapıldığını, davalının her iki sözleşmeye göre yüklendiği edimini tam olarak yerine getirmediğini, eksik ve ayıplı işler bıraktığını, inşaat teknik bilirkişileri tarafından verilen raporlarda birçok eksik ve ayıplı imalatın mevcut olduğunu, davalıya fazla ödenen imalat tutarının KDV hariç 2.308.812,61 TL olduğunu, tarafınca bedelsiz ve mükerrer nitelikte faturalar bulunduğunu ve hesaplama doğrultusunda davalıya müvekkili kooperatifin yaptığı fazla ödemeler toplamının 2.275.040,24 TL olduğunu, davalının kestiği faturaların tamamını kabul anlamına gelmemek üzere bir an için kabul edildiği varsayımı ile hareket edildiğinde ise davalıya müvekkili kooperatifin yaptığı fazla ödemeler toplamının 1.714.907,33 TL olduğunu, davalının kooperatif üyesi olup olmadığının tespitini, davalının kooperatif üyesi olması halinde İzmir 10.İcra Müdürlüğünün 2019/135 Esas sayılı takip dosyasında yapılan itirazın iptaline ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davalının kooperatif üyesi olmadığının tespit edilmesi halinde itirazın iptali davasının dikkate alınmamasına, müvekkili kooperatifin davalıya yaptığı ayni ve nakdi ödemeler toplamının dikkate alınarak davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin saklı kalmak kaydıyla 500.000,00 TL ödemenin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiş, aşamada dosyaya verdiği 25/12/2019 tarihli beyan dilekçesinde taraflar arasında 10/12/2014 tarihli sözleşme gereğince davalı tarafın müvekkilinin arsası üzerinde kaba inşaatları bitirilmiş olan 4 adet binadaki iç ve dış cephelerdeki işleri yapmayı üstlendiğini, yapılacak işlere karşılık davalının talebi doğrultusunda davalının kooperatif üyesi yapılması suretiyle 9 adet daire (9 adet daire bedeli(hak ediş) ile davalının yaptığı imalatlarla ilgili olmak üzere bir aylık periyotlarla hak ediş hazırlanarak ve hak edişlerin onaylanarak onay tarihinden itibaren 15 takvim günü içinde nakden veya en geç 180 günlük vadeli senetlerle ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ayrıca 23/05/2016 tarihinde 3.850.000,00 TL bedelli bir sözleşme (pursantaj) daha yapıldığını, 10/12/2014 tarihindeki sözleşme çerçevesinde hem kooperatif üyeliği ilişkisi kurulduğunu ve hem de eser sözleşmesi gereğince kaba inşaat halinde olan binaları bitirme ediminin davalı yana yüklendiğini, karşılığında ise kooperatif üyeliği sağlanması amacıyla 9 adet daire devredildiğini, diğer periyotlar hak edişler ile ilgili ödemelerin ise ne şekilde olacağının kararlaştırıldığını, kooperatif üyeliği sağlanması amacıyla 9 adet daire bedeli ile diğer periyodik hak edişler çerçevesinde müvekkili tarafından davalıya toplam da 6.251.828,00 TL ödeme yapıldığını, diğer pursantaj sözleşmesi ile yapılan imalat ve tesisatlar için kazanılan hak edişler ile ilgili olarak 3.850.000,00 TL bedelinden ayrı bir sözleşme yapıldığını, davalı yanın üyelik kabulüne ilişkin yönetim kurulu kararları ve 28/10/2018 tarihinde kooperatif genel kurulunun 5 nolu gündem maddesi gereği 20/12/2018 tarihine kadar üye başı 40.000,00 TL ödeme yapılması kararlaştırıldığını, davalının yönetim kurulu kararlarına göre 9 adet üyeliği bulunduğundan ve ödeme yapılmadığından ihtarname keşide edilerek İzmir 10.İcra Müdürlüğünün 2019/135 Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, müvekkilinin üyelikten kaynaklı alacağının bulunduğunu, müvekkili tarafından davalı tarafa yapılan ödeme tutarının toplam 8.422.885,13 TL olduğunu, kooperatif üyeliği verilmek suretiyle davalı yana devredilen daire bedelleri mahsup edilerek müvekkili aleyhine İzmir 2.İcra Müdürlüğünün 2018/5402 Esas sayılı takip dosyası üzerinden takip başlatıldığını, ancak müvekkilinin davalıya sadece ayni değil nakdi olarak ödeme bulunduğu bedeller ile kesinti yapılması gereken bedellerin hesaba katılmadığını, müvekkili tarafından 29/11/2017 tarihli 150.000,00 TL+KDV olan fatura istinat ek sözleşme bedeli, 29/12/2017 tarihli ve 18/04/2018 tarihli faturanın kabul edilmediğini, davalı tarafın talepte bulunduğu kadar alacağının olmadığını, eksik ve ayıplı işlerin bedellerinin mahsubu ile davalı yana asıl ödenmesi gereken miktar ve ödenen miktar arasındaki farkın müvekkiline iadesi gerektiğini, iadesi gereken miktarın 2.315.040,24 TL olduğunu bildirerek İzmir 10.İcra Müdürlüğünün 2019/135 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve dosyanın tefrik edilerek yeni bir esasa kaydedilmesine, davalı yanın eser sözleşmesinden kaynaklı yükümlülüklerini eksik ve gereği gibi ifa etmemesinden dolayı kestiği fatura bedeli kadar alacaklı olmadığının tespitine ve müvekkili aleyhine başlatılan İzmir 2.İcra Müdürlüğünün 2018/5402 Esas sayılı takip dosyasına konu icra takibinin tedbiren durdurulmasına, davalı yan tarafından iddia edilen kadar alacaklı olmadığının tespit edilerek akabinde müvekkilinin fazla ödemelerinin tahsili amacıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500.000,00 TL'lik kısmının ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müvekkiline iadesine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. YANIT: Davalı avukatı tarafından verilen yanıt dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin iddia konusu üyeliklere ait 9 dairenin mülkiyetinin alacaklarına mahsuben 3.kişilere tapuda devir ve teslimini kabul ettiğini, kooperatif üyeliği devri değil mülkiyet devrinin söz konusu olduğunu, müvekkili şirket ile davacı arasında imzalanan sözleşme gereği kooperatifin bir kısım inşaat işlerinin yüklenicisi olan müvekkiline davacı tarafından hak edişleri sonucu yapılan hesaplamalar ile doğan alacaklarına mahsup edilmek üzere 9 adet dairenin hak edişler yapıldıkça devir edilmesi konusunda mutabakat sağlandığını, sonrasında davacı mülkiyetinde olan 9 adet dairenin tapuda müvekkili şirketin gösterdiği üçüncü kişilere devir edildiğini ve mülkiyetin bu kişilere intikal ettiğini, dairelerin anlaşma-devir tarihindeki natamam halleriyle değil inşaatların tamamlanmış eksiksiz durumları nazara alınarak yapıldığını, davacı tarafından gönderilen ihtarnameye verilen cevaplarında müvekkili şirkete taşınmazlardaki eksiklikler nedeniyle ek ödeme çıkartılamayacağı, davacı kooperatifin müvekkili şirketin alacaklarına mahsuben devir edilen taşınmazlardaki eksiklikleri de giderme yükümü altında olduğunu, genel kurul kararındaki ek ödemeden müvekkili şirketin sorumlu olmadığının belirtildiğini, yine müvekkili şirketçe imzalanmış üye formu ya da benzeri herhangi bir belgenin mevcut olmadığını, müvekkilinin kooperatif üyeliğinin söz konusu olmadığını, davacı ile müvekkili arasında müvekkilinin 527.828,05 TL alacaklı olduğunu gösteren muhasebe kaydı, hesap mutakabakatında söz konusu 9 dairenin bitmiş haliyle değerleri bedel olarak belirlendiğini, müvekkiline olan borçlarına karşılık kooperatif tarafından mahsuben hesaplamaya dahil edildiğini, bu hesap mutabakatına istinaden davacıya karşı açılan icra takibinin kesinleştiğini ve derdest olduğunu, kooperatif yönetim kurulunca alınmış söz konusu üyeliklerin tesisine ilişkin alınmış kararların müvekkilinin bilgisi dışında yok hükmünde sayılması gereken kararlar olduğunu, dairelerin devir alınmasının ödeme güçlüğü içindeki davacının teklifi ile yapıldığını, davacının icra inkar tazminat talebinin haksız ve dayanaksız olduğunu, davanın reddi gerektiğini; menfi tespit ve iade talepli dava yönünden iddiaların haksız ve geçersiz olduğunu, müvekkili şirketin alacaklılığının geçici teslim-kabul belgesi-seviye raporu ve hesap mutabakatı ile sabit olduğunu, kooperatif yönetimince oluşturulan yetkili teknik kurul raporu ile geçici teslim yapıldığını, bu raporla müvekkiline yönelik iddiaların haksız olduğunun sabit olduğunu, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığı gibi aksine alacaklı olması nedeniyle tespit ve iade davasının reddine karar verilmesini talep etmiş, 19/03/2020 havale tarihli beyan dilekçesinde özetle: davacı vekilinin beyanlarının uyuşmazlığın sağlıklı tespitine yönelik beyanlarla sınırlı olması gerektiğini, beyanların önceki iddiaların değiştirilmesi ya da genişletilmesini içeren açıklamalar olmaması gerektiğini, bu nedenle usulü yönünden davacı vekilinin HMK.141.maddesine aykırı olacak şekilde iddianın genişletilmesi, değiştirilmesi anlamına gelecek beyanların nazara alınmaması gerektiğini, itirazın iptali davasına ilişkin olarak 9 adet dairenin müvekkiline değil, müvekkilinin gösterdiği üçüncü kişilere devir edildiğini, bu durumda müvekkili şirketin kooperatif üyeliğinin gerçekleşmesinin mümkün olmadığını, taraflar arasındaki sözleşme ile müvekkilinin kooperatif üyeliği ilişkisinin kurulduğu iddiasının asılsız olduğunu, sözleşme ile üyelik ilişkisinin kurulmasının söz konusu olmadığını, sözleşme de bu yönde hüküm olmadığı gibi bu yönde alınmış bir yönetim kurulu kararının da bulunmadığını, davacının bu beyanlarının HMK 141.madde gereğince iddianın genişletilmesi değiştirilmesi yasağına girip hukuki kıymetinin bulunmadığını, itirazın iptali davasının reddi gerektiğini, menfi tespit davası yönünden davacı tarafın ileri sürdüğü hususların dava dilekçesi ve cevaba cevap dilekçesinde ileri sürdüğü hususların tekrarı olduğunu, HMK 141.madde yasağına aykırı beyanların hukuki kıymetinin bulunmadığını, davacı tarafın İzmir 2.İcra Müdürlüğünün 2018/5402 Esas sayılı takibinin tedbiren durdurulması talebinin haksız ve dayanaksız olduğunu, davacı tarafın anılan icra takibine karşı başlattığı ve itiraz üzerine iş bu davanın konusunu teşkil eden kooperatif üyeliği aidat borcundan dolayı icra takibine dayalı takas talebinin icra hukuk mahkemesince reddedildiğini, geçici koruma kararı niteliğindeki tedbir kararının bu aşamada verilmesinin müvekkili şirket yönünden haksız sonuçlara yol açacağını, davanın esasını çözer nitelikte bir karar olacağını, icra takibine konu alacak tutarında teminat gösterilmeden ihtiyati tedbir kararı verilmesinin bu aşamada hakkaniyet ilkelerine uygun olmadığını bildirerek ihtiyati tedbir talebinin ve davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap