3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Şirketin ticari defterlerinden olan pay defterlerine .../.../... yapılan envarter sayımında rastlanmadığını, kayıp olan ticari defterlerin şirketin paylarının sahipliğinin geçerli olması için pay devrinin işlendiği defter olması ve kayıp ihtimalinin yanın da hedef olabileceğinden, ancak hırsızlık nitelendirmesine uygun ekenomik değerinin tek başına olmadığını ve hırsızlığın zarar verme kastı ile işlenmediğini, .../.../... tarihinde ...'ya ihbar yapıldığını fakat kendisinin kayıp ihbarı hakkında yapacakları herhangi bir işlem olmadığını konunun hırsızlık olması halinde nöbetçi savcıyı arayabileceklerinin bilgisinin alındığını, TTK.82/7 maddesinde bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kaınun isaklama süresi içinde ziyana uğrarsa tacir ziyai öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Hükmünün bulunduğunu beyan etmekle; ilgili kanunun zorunlu defterlerden saydığı pay defterinin zayi olduğunu gösterir zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, TTK'nın 82/7. Maddesi gereğince açılmış, saklanması zorunlu olan ticari defterlerden sayılan pay defteri hakkında açılan zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. TTK'nın 82/7. maddesine göre, "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde ziyaa uğrarsa, tacir ziyaı öğrendiği tarihten itibaren 15 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava HASIMSIZ açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir." Tacirin, anılan yasa maddesinden yararlanabilmesi için bir taraftan ticari defterlerin ve belgelerin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında, elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması zorunludur. Mücbir nedenlerin ispatı, bunu iddia eden tacire aittir. İleri sürülen mücbir nedenin dayandığı olayların defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olup olmadığı araştırılmalı ve irade dışında defter ve vesikaların tamamen veya kısmen kaybı yahut yok olması sonucu oluştuğunda mücbir neden kabul edilmelidir. TTK'nın 64/4. Maddesinde pay defterinin de ticari defterlerden olduğu sayılmıştır. Maddî ve hukukî olgular ışığında somut olayda, öncelikle her ne kadar davacı dava dilekçesi başlığında Ticaret Sicil Müdürlüğünü yasal hasım olarak göstermiş ise de dilekçe içeriğinde davanın hasımsız açılması gerektiği yönündeki kanun maddesine dair yapılan açıklamalar karşısında HMK'nın 124. Maddesi kapsamında maddi hata ile hasıl gösterildiği kanaatine varılmakla karar başlığında Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yer verilmemiş, dava pasif husumetten reddedilmemiştir. Diğer yandan yukarıda açıklandığı gibi TTK anlamında zayi belgesi verilebilmesi için davacının, defterlerin korunması amacıyla gereken dikkat ve özeni göstermiş olduğunu, ziyaa uğramanın onun iradesi dışında meydana gelmiş olduğunu, yasa gereği tutmak ve saklamak zorunda olduğu işletmeye ait pay defterini emin koşullarda saklayıp, muhafaza ettiğini gösterecek her hangi bir husus ileri sürmediği görülmüştür. Talep eden yan, tutmak ve saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri özenle korumakla yükümlü olduğu (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 15/10/2007 tarih 2006/9938 esas 2007/12819 karar, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 03/12/2014 tarih 2014/13593 esas 2014/18941 karar sayılı emsal içtihatları) gibi talep edenin tacir olması nedeniyle basiretli davranma yükümlülüğü de bulunmaktadır. Dosya kapsamına göre talep eden şirketin zayi olduğunu iddia ettiği saklamakla yükümlü olduğu pay defterini özenle korumadığı, basiretli bir tacir gibi davranmadığı anlaşıldığından davacının davasının sübut bulmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap