8. Ceza Dairesi

İhbarname No : KYB - 2020/19446 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet ve kasten yaralama suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01/08/2019 tarihli ve 2016/8846 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin TRABZON 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 18/10/2019 tarihli ve 2019/2623 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu nazara alındığında, Somut olayda, olay günü eşini ve çocuklarını site içerisinde bulunan evine bıraktıktan sonra aracını sitenin dışına park ederek tekrar evine doğru yol alan müştekiye karşı, kimliği belirsiz şahıs tarafından silahla 4-5 el ateş edilmesi üzerine meydana gelen yaralama nedeniyle yapılan soruşturma kapsamında, müştekinin kollukta ve soruşturma makamında alınan ifadelerinde, kendisine arka tarafından ateş edildiğini, vurulduğunu anladıktan sonra hemen ateş eden şahsa doğru baktığını ve yüzünde kar maskesi olan bir kişinin beyaz renkli sedan marka bir araca binerek uzaklaştığını, ayrıca başka bir şahsın da söz konusu araç içerisinde beklediğini ve hiç dışarı çıkmadığını, kendisini yaralayan şahsın şüpheli tarafından azmettirilerek eylemin gerçekleştiğini düşündüğünü beyan ettiği, bilgisine başvurulan şahısların da olayın meydana geliş şekline ilişkin müşteki ile aynı doğrultuda ifadeler verdikleri anlaşılmakla; şüphelinin olay günü aktif olarak kullanmakta olduğu GSM hattı tespit edildikten sonra, olay günü ve saatinde nerede olduğunun tespitine yönelik baz bilgilerini içerir HTS kayıtlarının celbi ile sonucuna göre gereğinde şüphelinin tekrar ifadesine başvurulmak suretiyle hukuki durumun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 06/02/2020 gün ve 19510 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/02/2020 gün ve KYB/2020-19446 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap