8. Ceza Dairesi

İhbarname No : KYB - 2020/13524 Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 292/1 ve 62. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/11/2017 tarihli ve 2017/739 Esas, 2017/771 sayılı Kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak; Hükümlünün Susurluk Asliye Ceza Mahkemesinin 30/04/2015 tarihli ve 2014/673 Esas, 2015/489 Karar sayılı ilamı ile verilen 1 yıl 3 ay hapis cezasının infazı sırasında, İzmir 2. İnfaz Hakimliğinin 14/06/2017 tarihli ve 2017/2903 Esas, 2017/2906 sayılı Kararıyla hapis cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilip tahliye edilmesini takiben, denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması için denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına rağmen müracaat etmemesi nedeni ile hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılarak mahkumiyetine karar verildiği, yine hükümlünün bahse konu denetimli serbestlik tedbiri kararının kaldırılarak kapalı ceza infaz kurumuna iadesine dair İzmir 2. İnfaz Hakimliğinin 18/07/2017 tarihli ve 2017/3561 Esas, 2017/3570 sayılı Kararının tebliğine rağmen 2 gün içerisinde teslim olmaması nedeni ile aynı suçtan İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılarak anılan Mahkemenin 14/11/2017 tarihli ve 2017/739 Esas, 2017/771 Karar sayılı ilamı ile mahkumiyetine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 21/11/2018 tarihli ve 2018/7328 esas, 2018/13100 karar sayılı ilamında, "...5275 sayılı Kanunun 105/A-8 maddesinde; "Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292. ve 293. maddelerinde yazılı hükümler uygulanır." hükmü düzenlenmektedir. Anılan düzenlemede "denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeme" ve "kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olmama" iki seçimlik hareket olarak belirtilmiştir. Somut olayda; sanığın, hakkında uygulanmasına karar verilen denetimli serbestlik tedbiri nedeniyle Gebze Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'ne kimliği olmadan süresinde başvurduğu, kimliği olmadığı için ek süre verilmesine rağmen bu sürenin sonunda da müdürlüğe usulüne uygun geçerli bir başvuruda bulunmadığı anlaşılmaktadır. "Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeme" şeklinde gerçekleşen sanığın eyleminin, anılan hükmün kapsamında kaldığı, bu aşamaya kadarki hali itibariyle mezkur suçu oluşturduğu, sanık hakkında İnfaz Hakimliği'nden kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı aldırılmasının suçun oluşumuna etki sağlamayacağı...." şeklinde belirtildiği üzere, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/A-8 maddesinde yer alan "Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292 nci ve 293 üncü maddelerinde yazılı hükümler uygulanır." şeklindeki düzenleme gereğince "denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeme" ile "kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmama" eylemlerinden herhangi birinin gerçekleşmesi halinde firar suçunun oluşacağı ve sonraki eylemin ayrı bir firar suçunu oluşturmayacağı gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir” şeklindeki 223/7. maddesi gereğince; Sanığın aynı eylemi nedeniyle, her iki dosyaya konu eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 292/1. madde ve fıkrasında seçimlik olarak düzenlendiğinin ve tek suç olduğunun anlaşıldığı; İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davaya ait iddianamenin İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davaya ait iddianameden önce düzenlenmiş olması nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'unun 223/7. maddesinde "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa, davanın reddine karar verilir." hükmü uyarınca, İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinde aynı fiil nedeniyle daha sonraki tarihli iddianame ile açılan mükerrer dava hakkında, yeniden açılan davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 24.01.2020 gün ve 2018-4571 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.01.2020 gün ve KYB - 2020/13524 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap