8. Ceza Dairesi

İhbarname No : KYB - 2020/23560 Yalan tanıklık suçundan şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Erciş Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07/11/2019 tarihli ve 2019/4304 soruşturma, 2019/2930 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik müşteki vekili tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ERCİŞ Sulh Ceza Mahkemesinin 22/11/2019 tarihli ve 2019/2645 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak; Erciş Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma neticesinde, mahkeme nezdinde devam eden yargılamalarda anılan suçun yasal unsurları itibariyle oluşumu bakımından failin mahkeme huzurunda yalan tanıklık yaptığı hususunun net olarak ortaya konulmasının gerektiği, bu yönüyle anılan duruma ilişkin belirlemenin mahkeme hakimi tarafından yapılabileceği, zira delilleri takdir etme yetkisinin yargılamayı yürütmekle görevli hakime ait olduğu hakim tarafından bu tür bir belirlemenin varlığı halinde anılan suçun yasal unsurları itibariyle oluşacağı, soruşturmaya konu olaya ilişkin yargılamanın halen devam ettiği, bu yönüyle hakim tarafından henüz delillerin takdiri ve neticeten takdire dayalı bir kararın verilmediği, bu bakımdan anılan suçun yasal unsurları oluşmadığı gerekçeleri ile şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, Somut olayda, müşteki vekilinin 15/10/2019 tarihli şikayet dilekçesinde, müştekinin yetkilisi olduğu iki şirkete yönelik şüpheli ... tarafından işçi alacağından kaynaklı Erciş Asliye Hukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi Sıfatıyla) 2017/613 esas sayılı dosyasında alacak davası açıldığını, davacı şüpheli Fırat'ın bu davada tanık olarak diğer şüpheli ...'ı bildirdiğini ve bu şüphelinin tanık sıfatı ile alınan beyanında davacı ile aynı işyerinde çalıştıklarını ifade etmesine karşın esasen böyle bir çalışmaları olmadığını ileri sürerek şüpheliler hakkında yalan beyanda bulunmak suçundan dolayı şikayetçi olduğunu beyan ettiği, yapılan soruşturma kapsamında şüpheli ...'ın alınan savunmasında "...'ı tanımadığını, birlikte çalıştıklarını hatırlamadığını, kendisini tanık olarak göstermediğini", şüpheli ...'ın alınan beyanında ise "... isimli kişiyi tanımadığını, birlikte çalışıp çalışmadığını hatırlamadığını, bu kişiye tanıklık yapmadığını" beyan ifade ettikleri anlaşılmış ise de, Erciş Asliye Hukuk Mahkemesin'deki (İş Mahkemesi Sıfatıyla) alacak davasının 12/04/2018 tarihli 2. oturumunda mahkeme huzurunda "davacı ile aynı işyerinde birlikte çalıştıklarını, davacının şoför olarak çalıştığı hususları ile, ulusal bayram ve genel tatil çalışması, yıllık izin ve fesih sebebi " şeklinde beyanda bulunduğunun anlaşılması karşısında, şüpheli ... hakkında kamu davası açılması için yeterli delil elde edildiği, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin mahkemesine ait olduğu gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 10/02/2020 gün ve 21058 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/02/2020 gün ve KYB/2020-23560 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap