26. Hukuk Dairesi
Davalı vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacılar vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın davacıların oğlu ...’e çarparak ölümüne neden olduğunu belirterek davacı anne ve baba için destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiş, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda müteveffa çocuğun yaklaşan aracı dikkate almadan yola koşarak çıkması nedeniyle %75 oranında, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise 34,9 metre fren izine göre hızını yerleşim yeri şartlarına göre ayarlamaması nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş, aktüerya raporu ile belirlenen tazminat miktarına göre davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı sigorta şirketi davacı tarafından davadan önce davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru olmadığını, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de; dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruyu düzenleyen 2918 sayılı KTK.nın 97. Maddesinde “sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması” gerektiği belirtilmiş, bu yazılı başvuruya eklenmesi zorunlu olan ve dava şartı olan başvurunun yapılmamış sayılmasına neden olacak belgeler belirtilmemiştir. Dosya kapsamına göre dava açılmadan önce, davalının da kabulünde olduğu gibi davacı tarafından sigorta şirketine başvuru yapıldığı anlaşıldığından KTK.nın 97. maddesinde belirtilmeyen belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle dava şartının yerine getirilmediğine ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir. Davalı sigorta şirketi aktüer raporu ile belirlenen hususların hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de bilirkişi tarafından TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapıldığı, davacıların belirlenen bakiye ömürlerinin davalı sigorta şirketi lehine olduğu, müteveffanın olay tarihinde küçük olması nedeniyle 18 yaşında gelir elde etmeye başlayacağı kabul edilerek bu dönem için anne ve babadan %5 oranında ayrı ayrı yetiştirme gideri yapacağının kabul edildiği, davalı sigorta şirketi vekili gelirin ise bekarlar için belirlenen net asgari ücretin esas alındığını, sırasıyla bekar, evli eşi çalışmayan, evli eşi çalışmayan 1 çocuk, evli eşi çalışmayan 2 çocuk, evli eşi çalışmayan 1 çocuk, evli eşi çalışmayan 2 çocuk ve evli eşi çalışmayan net asgari ücretleri esas alınması gerektiğini ileri sürmüş ise de istinafa başvuran taraf aleyhine değerlendirme yapılamaması nedeniyle raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu durumda, 6100 sayılı HMK.nın 355. Maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incele sonunda; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve istinafa başvuran taraf aleyhine değerlendirme yapılamamasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın