12. Hukuk Dairesi         2009/17244 E.  ,  2009/25694 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kocaeli 3. İcra Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 14/05/2009

NUMARASI : 2009/185-2009/258

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :

Haciz, cebri icra organı tarafından yapılan devlete ilişkin bir hakimiyet tasarrufu olup, icra takibinin konusu olan belli bir para alacağının ödenmesini sağlamak için, bu yolda istemde bulunan alacaklı lehine söz konusu alacağı karşılayacak miktar ve değerdeki borçluya ait mal ve haklara icra memuru tarafından hukuken el konulmasıdır. İcra dairesinin, haciz talebinden itibaren en geç 3 gün içinde haczi yapması gerekir (m.79/1). İcra müdürü, "borçlunun kendi yedinde veya 3. şahısta olan menkul malları ile gayrimenkullerinden ve alacak ve haklarından, alacaklının ana, faiz ve masraflar da dahil olmak üzere bütün alacaklarına yetecek miktarı" haczedecektir (m.85/1). İcra ve İflas Yasası’nın gerek 79. maddesi hükmünden, gerekse 85. maddenin ifadesinden ortaya çıkan sonuç, icra müdürüne haciz uygulaması konusunda bir takdir yetkisi tanınmadığıdır. Gerçekten de 79. madde kesin bir ifade ile icra dairesinin haczi yapacağından, 85. madde ise yasal koşullar altında borçlunun mal ve alacaklarının haczolunacağından söz etmektedir. Sadece 85. madde alacaklara yetecek miktarın saptanması konusunda icra müdürüne bir takdir hakkı tanımaktadır (HGK’nun 31.03.2004 tarih ve 2004/12-202 E, 2004/196 K.). Ayrıca, icra müdürü haciz işlemini yaparken haciz tarihinde taşınmazın borçlu adına kayıtlı olması zorunlu ve yeterlidir. Böyle olduğu takdirde icra müdürünün haciz işleminde bir usulsüzlük bulunmadığı sonucuna varılmalıdır (HGK’nun 13.06.2001 tarih ve 2001/12-461 E, 2001/516 K.).

Somut olayda gözlendiği gibi, haciz tarihinde taşınmazın, borçlu adına kayıtlı olmayıp, müşteki üçüncü şahsın satın aldığı ve borçla ilgisi olmayan R. İ.E. San. ve Tic.Ltd. Şirketine ait olduğu anlaşıldığından, mahkemece üçüncü kişi malikin hukuki yararı bulunduğu gözetilerek şikayetin kabulüne ve haczin kaldırılmasına karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ  : Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 21/12/2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
21.12.2009 BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk İİK md.366