12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2009/17153 E. , 2009/25754 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Beyoğlu 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 26/05/2009
NUMARASI : 2008/470-2009/409
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki her iki taraf vekillerince istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Mahkemece verilen kısa kararda, “Bilirkişinin 27.04.2009 tarihli raporuna göre davanın kısmen kabul kısmen reddine(Mahkeme kararında belirtilen asıl alacağın %40'ı inkar tazminatının belirlenen miktara eklenmesine)” karar verilmiş olup, hükme esas alınan 27.04.2009 tarihli bilirkişi raporunda dosya alacağının 205.300,51-TL. olarak belirlendiği ve 35.111,45-TL. olan %40 inkar tazminatının ilavesi ile toplamının 240.411,96-TL. olduğu halde gerekçeli kararda , “Şikayetin kısmen kabulüyle, muhtıradaki alacağın 210.808,15-TL. olduğunun belirlenmesine, fazla miktarın iptaline, fazla talebin reddine” hükmedilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
T. C. Anayasası, yargılamada aleniyet ilkesini benimsemiştir.
Bu nedenle, yargılama açık olarak yapılacak ve yargılama sonunda verilen karar HUMK.nun 388/son madde hükmü gereği açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde açıkça belirtilecektir. HUMK.nun 382. maddesi gereğince, sonradan yazılacak gerekçeli kararın da verilen kısa karara uygun olması gerekir.(HUMK.nun 381/2-1 madde hükümleri gereği) Bu nedenle mahkeme hükmü tek olduğundan ve kısa kararla aynı sonuçları taşıyacağından kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki halinde ortada yasaya uygun bir hükmün varlığından söz edilemez. Nitekim, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 10.04.1992 tarih 7/4 sayılı kararında, kısa kararla gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı belirtilmiş olup, mahkemece yapılacak iş, önceki kararlar ile bağlı olmaksızın çelişkinin giderilmesi için vicdani kanaatine göre yeni bir karar vermekten ibarettir. O halde belirtilen nedenlerle mahkeme kararı bozulmalıdır.
SONUÇ :Her iki taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA),bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, 22/12/2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.