3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ... İlçesinde ..., ..., ..., ... ve ... plakalı araçların karıştığı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalılardan ...'ın ... plakalı aracın maliki olduğunu, diğer davalı ... şirketinin de aynı aracın trafik sigortacısı olduğunu, müvekkili şirketin ise ... plakalı aracın kasko sigortacısı olduğunu, kaza tespit tutanağına göre müvekkili sigorta şirketine sigortalı olan ... plakalı araca, davalının maliki olduğu sürücüsü dava dışı ... olan ... plakalı aracın çarpması nedeniyle maddi hasara uğradığını, her ne kadar davalının maliki olduğu araç sürücüsünün kazadan sonra kaza mahallinden kaçtığı için kaza tespit tutanağında kusur değerlendirmesi yapılamadıysa da, dosya içerisinde mevcut ekspertiz raporlarında da belirtildiği üzere davalının maliki olduğu aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, müvekkili şirketin ... plakalı aracın maliki olan sigortalısı ...'a ...-TL hasar tazminatını ödediğini, TTK 142 maddesi uyarınca müvekkilinin davalıdan ve davalının trafik sigortacısından ödediği hasar tazminatını rücuen isteme hakkına sahip olduğunu, Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalı ... ve dava dışı sürücü ... aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlulardan ...'a tebligat yapılamadığını, diğer borçlu davalı ...'ın ise ödeme emrine itiraz ettiğini, ayrıca kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olan aracın trafik sigortacısı olan sigorta şirketi aleyhine de Beykoz İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile (tahsilde tekerrür olmamak üzere) ilamsız icra takibi başlatıldığını, takip borçlusu sigorta şirketinin itirazı üzerine takibin durdurulduğunu belirterek, borçluların itirazlarının iptali ile Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ve tahsilde tekerrür olmamak üzere Beykoz İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden devamına, borçlular aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediğini, kendisine ait olan ... plakalı aracın söz konusu trafik kazasından hiçbir araca çarpmadığı gibi yaşanan kazayla en ufak bir ilişkisinin de söz konusu olmadığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek, davanın reddi ile %20'den az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmolunmasını istemiştir. Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından ... - ... tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... nolu zorunlu karayolu mali mesuliyet (trafik) sigorta poliçesi ile sigortalandığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigorta poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu ve müvekkili şirketin eğer mevcutsa sigortalının kusuruna düşen paydan daha fazlası ile sorumlu tutulayacağını, yapılacak yargılamada kusur durumlarının tespit edilmesi gerektiğini, ... tarihinde meydana gelen kazada kusur durumlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmesi gerektiğini, dava konusu olayda kusur dağılımı tespit edildikten sonra, maddi hasar taleplerinin netleştirilebilmesi için makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmasını istediklerini, davayı kabul etmemekle birlikte temerrüt süresinin, kaza tarihinden itibaren değil; delillerin (tamamlanmış olması halinde) tümünün müvekkili şirkete tebliği tarihinden itibaren 8 iş günü geçmesi ile başlayacağını, ayrıca dava konusu olayın haksız fiilden kaynaklanmakta olup, taraflar arasında da ticari bir ilişki durumunun da söz konusu olmadığını, bu nedenle ticari faize yönelik taleplerinin de reddi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; itirazın iptali davası olup, davacı kasko sigortacısı meydana gelen trafik kazası sonucunda sigortalısının aracında oluşan zarar tutarı ...-TL'yi sigortalısına ödemiş, halefiyet ilkesi uyarınca zarar sorumlusu olduğu iddiasıyla araç maliki ve ZMSS sigortacısı olan davalılara karşı eldeki davayı açmıştır. Yargılama sırasında ... tarihli celsede davacı vekilinin belgeye dayalı olmayan mazeretinin reddine karar verilerek dosyanın HMK 150 maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, dava yenilendikten sonra ... tarihli celsede de davacı vekilinin belgeye dayalı olmayan mazereti reddedilerek 2.kez dosyanın müracaata bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 150.maddesine göre; "1-Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir....
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın