12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2008/26974 E. , 2009/6740 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 07/10/2008
NUMARASI : 2007/2605-2008/1378
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
HUMK.nun 163 ve 159. maddeleri mahkemeye ve taraflara belli işlemleri belli edilen sürelerde yapması için sınırlamalar getirmiştir. Bu sürelerin b ir kısmı yasa metninde yer almış bir kısmı ise hakimin taktirine bırakılmıştır. Süre tayini hakimin taktirine bırakılan hallerde yapılacak işlemin niteliğine göre makul bir süre belirlenmelidir. Hakimin verdiği ve kesin olduğunu belirtildiği sürede taraf belirtilen işlemi mutlaka yapmalıdır. Sürenin bitiminden sonra belirtilen işlemin yapılması mümkün değildir. Şayet yapılmamış ise taraf bu konudaki hakkını kaybeder. Hakkın zayi olması gibi ağır bir müeyyideye bağlanan verilen sürenin hukuki sonuç doğrabilmesi için yapılması gereken işlemler ve ne kadarlık sürede yapılacağı açık ve tam olarak belirtilmesi gerektiği gibi bunların yapılmamasının doğuracağı sonuçların açıklanması ve tarafların uyarılması gerekir.(HGK.nun 21.9.1983 tarih 14/3447-825 sayılı kararı) Somut olayda keşideci borçlu vekili takip konusu çeklerdeki keşideci imzasının müvekkiline ait olmadığını ileri sürmüştür. İcra mahkemesi 10.12.2007 günlü tensip kararıyla takip konusu çeklerin 10 gün içinde mahkeme kasasına ibraz edilmesine karar vermiştir. Davalı alacaklı vekili 15.4.2008 günlü celsede çek asıllarını ibraz etmek istediklerini beyan ettikleri halde, mahkemece, alacaklı tarafça 10 gün içinde çek asılları sunulmadığı gerekçesiyle davacı, borçlu tarafın iddasını kabul etmiş sayılacağı gerekçesiyle imza itirazı kabul edilmiştir.
Mahkemece 10.12.2007 tarihli tensip kararında yukarıda belirtilen ilkelere uygun kesin mehil verilmediğinden ve alacaklı vekili incelemek üzere senet asıllarını ibraz etmek istedikleri ve bir mağduriyete sebebiyet verilmediği halde, yazılı şekilde imza itirazının kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.