40. Hukuk Dairesi

Dava ve uyuşmazlık; TBK'nın 54. ve 56. maddeleri kapsamında yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince; "Davacının maddi tazminat davasının feragat nedeni ile reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; Davacı ... için 20.000,00 TL, diğer davacı ... ve ... için 7.000,00 TL'şer olmak üzere 14.000,00 TL ve diğer davacı ... için 1.500,00 TL manevi tazminatın ayrı ayrı kaza tarihi olan 27/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacılar vekili ile davalı ... vekili istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın tamamen davalı sürücünün kusurundan kaynaklandığını, müvekkili ...'in ölüm tehlikesi altında yoğun bakım ünitesinde yatırıldığını, kaza nedeniyle defalarca ameliyat geçirdiğini, kaza sırasında 9 yaşında bir ilkokul öğrencisi olan ...'in tedavi süresince aylarca okuluna gidemediğini ve öğreniminden geri kaldığını; kaza nedeniyle kafatasında kemik zedelenmesi ve kırılan kemiğin beyne baskı yapması nedeniyle, ilgili bölgedeki kırık kemiğin alındığını ve saçlı bölgede bu ameliyata bağlı olarak derin dikiş izlerinin açıldığını; müvekkilinin bu izleri hayatının sonuna kadar aynaya her baktığında görecek olmasının, kendisinde yaratacağı manevi baskı ve üzüntünün tarifinin mümkün olmadığını, anne - baba ve kardeş olan diğer müvekkillerinin olay nedeniyle büyük manevi zarara uğradıklarını, bu nedenle Mahkemece müvekkili lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının hakkaniyetten uzak olduğunu ve düşük olduğunu belirtmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; manevi tazminatın, zenginleşme aracı olarak kullanılmaması gerektiğini, Mahkemece verilen manevi tazminat miktarlarının hukuka ve kanuna aykırı olduğunu belirtmiştir. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dosya kapsamından; davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin ZMS sigortacısı ve davalı ...'in maliki - sürücüsü olduğu aracın 27/03/2014 tarihinde, yaya olan 18/04/2005 doğumlu davacı ...'e çarparak yararlanmasına neden olduğu, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %75 oranında kusurlu bulunduğu; ceza dosyasındaki 08/04/2014 tarihli ATK raporunda, davacı ...'in yaralanmasının, hayatını tehlikeye sokan bir durum olduğu, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücuttaki kemik kırıklarının, hayat fonksiyonlarına etkisinin, hafif (1), orta (2-3), ağır (4-5-6) olarak vasıflandırıldığında; şahısta saptanan kırığın, hayat fonksiyonlarını ağır (4) derecede etkileyecek nitelikte olduğunun mütalaa edildiği anlaşılmıştır. Kazanın meydana geliş şekli, kusur oranları, davacı ...'in yaralanmasının niteliği ile ceza dosyasındaki ATK raporu, uzun süre hastanelerde tedavi görmesi, okuluna gidememesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile TBK'nın 56. maddesinde düzenlenen manevi tazminat müessesesinin amacı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Mahkemece davacılar lehine hükmedilen tazminat miktarlarının çok az olduğu, manevi tazminat müessesesinin amacı ve hakkaniyet ilkesi ile örtüşmediği kanısına varılmıştır. Bu nedenle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve takdiren davacı ... için 65.000,00 TL, babası davacı ... için 15.000,00 TL, annesi davacı ... için 15.000,00 TL ve kardeşi davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap