12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2008/17270 E. , 2008/16504 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ordu İcra Mahkemesi
TARİHİ : 13/11/2007
NUMARASI : 2006/5-2007/231
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlular aleyhinde Samsun 1. İcra Dairesinde 14.10.2005 tarihinde başlatılan icra takibi nedeniyle, Ordu İcra Müdürlüğünün yetkili olduğuna ilişkin Samsun 3. İcra Mahkemesinin 25.11.2005 tarih 2005/419 E.-452 K. sayılı taraf vekilleri yüzüne tefhim edilen kararın 06.12.2005 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
HUMK.nun 193/3. maddesi gereğince belirtilen 10 günlük süre içerisinde dosyanın yetkili kılınan icra dairesine gönderilmesinin talep edilmediği, alacaklı vekili tarafından bu süre geçtikten sonra 23.12.2005 tarihinde Samsun 1.
İcra Mahkemesine başvurulup dosyanın yetkili Ordu İcra Dairesine gönderilmesinin talep edildiği tesbit edilmiştir. Alacaklı vekilince Ordu İcra Dairesince yeni bir takip talepnamesi sunulmamış, borçluya sadece ödeme emri gönderilmiş olup, yeniden başlatılmış bir takibin varlığından de söz edilemez. Bu durumda Ordu İcra Dairesinin gönderdiği ödeme emri üzerine borçlunun başvurusu nedeniyle icra mahkemesince re'sen HUMK.nun 193/son maddesi gereğince takibin açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, borçlunun imza itirazı incelenerek davanın kabulü ile takibin durdurulması yerine iptaline karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Ancak temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Ayrıca İİK.nun 170/son maddesinde, "borçlunun itirazının kabulüne karar verilmesi halinde, senedi takibe koymada kötüniyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklının senede dayanan takip konusu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10'u oranında para cezasına mahkum edileceği yazılıdır. Ancak takip bonoyu ciro ile eline geçiren hamil tarafından yapıldığı için alacaklının takip yapmakta kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğu kabul edilemez. Bu nedenle alacaklının tazminat ve para cezası ile sorumlu tutulması isabetsiz olup, hükmün bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın da giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın bu nedenle düzeltilerek onanması cihetine gidilmiştir.