Davacı, telefon ile arayıp kendilerini MİT ve emniyet mensubu olarak tanıtan dolandırıcıların, terör örgütü ile irtibatının bulunduğunu, başlarına büyük işler açılacağını söyleyerek baskı ve tehditle verdikleri talimat neticesinde çok büyük miktarda nakit para ile birlikte davalıya satış suretiyle temlik ettirdikleri maliki olduğu çekişme konusu 1, 2 ve 9 nolu bağımsız bölümlerin satış bedelini de elinden aldıklarını, davalının sözü edilen dolandırıcılarla irtibatlı olup olmadığının bilinemediğini, ancak satışa çıkartılan taşınmazların hemen ve toptan alınmış olmasının şüphe uyandırıcı nitelikte olduğunu, henüz kolluk aşamasında olan olayla ilgili olarak soruşturmanın başlatılacağını ileri sürerek satış işleminin iptaline, davalının dolandırıcılık şebekesiyle irtibatlı olduğunun tespiti halinde taşınmazın bila bedel adına tesciline, davalının iyiniyetli olduğunun tespiti halinde ise tapuda gösterilen satış bedeli ve tapu masraflarını ödemeye hazır olduğundan taşınmazların adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı, isnat edilen eylemlerin kendisi ile bir ilgisinin bulunmadığını, taşınmazları emlakçı aracılığıyla satın aldığını, satış bedelini alan davacının adi yazılı belge ile kendisini ibra ettiğini belirtip davanın reddini savunmuştur.