12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2008/16023 E. , 2008/19124 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Marmaris İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/05/2008
NUMARASI : 2007/143-2008/222
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı vekili tarafından 27.08.2005 vade tarihli 14.171,00-Amerikan Doları bedelli bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, borçluya örnek 10 numaralı ödeme emri tebliği üzerine adı geçenin yasal sürede icra mahkemesine başvurarak, talep edilen işlemiş faiz miktarına ve işleyecek faiz oranına itiraz ettiği anlaşılmıştır. Mahkemece 18.02.2008 tarihli ara kararında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilerek bu inceleme için 150.00.YTL. bilirkişi ücretinin mahkeme veznesine depo edilmesi için borçlu vekiline kesin süre verildiği görülmektedir.
HUMK.nun 163 ve 159. maddeleri mahkemeye ve taraflara belli işlemleri belli edilen sürelerde yapması için sınırlamalar getirmiştir. Bu sürelerin bir kısmı yasa metninde yer almış bir kısmı ise hakimin taktirine bırakılmıştır. Süre tayini hakimin taktirine bırakılan hallerde yapılacak işlemin niteliğine göre makul bir süre belirlenmelidir. Hakimin verdiği ve kesin olduğunu belirtildiği sürede taraf belirtilen işlemi mutlaka yapmalıdır. Sürenin bitiminden sonra belirtilen işlemin yapılması mümkün değildir. Şayet yapılmamış ise taraf bu konudaki hakkını kaybeder. Özetlemek gerekir ise; kesin süre, hakkın zayi olması gibi ağır bir müeyyideye bağlanmıştır. HUMK.nun 275.maddesi, çözümü özel ve teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasını öngörmektedir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez.
Somut olayda bononun vade tarihinden takip tarihine kadar talep edilebilecek işlemiş faiz miktarının hesaplanması ve takip tarihinden sonrası için işleyecek faiz oranının belirlenmesi hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile ve basit bir hesaplama ile mümkün olup çözümü özel ve teknik bir bilgiyi gerektirmemektedir. Mahkemece anılan konuda bilirkişi incelemesine karar verilmesi ve hakkın zayi olması gibi ağır bir müeyyideye bağlanan kesin süre tayin edilmesi yukarıda açıklanan yasa hükümlerine uygun değildir.
O halde, 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının Amerikan Doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranları Merkez Bankasından sorulup şikayet konusu işlemiş faiz miktarı ve işleyecek faiz oranı Hakimlikçe denetlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bilirkişi ücreti yönünden kesin süreye uyulmadığından bahisle istemin reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 04.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.