16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ana çerçevelerini belirlemiş olan Acentecilik Sözleşmesi'nin halen yürürlükte olduğunu, müvekkili şirket ile ... arasında davacı desteği ile 22/01/2010 tarihinde “Ek ... Sözleşmesi İdare Anlaşması" altında bir program sözleşmesi imzalandığını, anlaşmanın akdi sırasında ülkemizde müvekkili şirketin, böyle bir işbirliğine girmek isteyen sınırlı sayıda teknomarket için başvurulacak tek sigortacı konumunda bulunduğunu, müvekkili tarafından davacı acenteye anılan işbirliği sözleşmesinden kaynaklı olarak kendisi tarafından mutabık kalınan sürede ve miktarda toplam 2.617.334,56 TL komisyon ödemesi yapıldığını, davacının sigorta sözleşmelerinin akdinde ve sonrasında üretim rakamına etki edebilecek herhangi bir fonksiyonun bulunmaması, aradan geçen süredeki hasar/prim oranının yüksek olması ve ürünle ilgili olarak üst üste geçirilen denetimlerde Hazine Müşteşarlığı Sigorta Denetleme Uzmanlarınca müvekkili şirketin 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun “Aktif Azaltıcı İşlem Yasağı” başlıklı 19'uncu maddesine aykırı davranmaması konusunda sözlü olarak uyarılması gibi nedenlerle ... vasıtasıyla müşteriye sunulan sigorta sözleşmeleri için başkaca bir komisyon ödenmemesi konusunda davacı ile müvekkili şirket arasında uzlaşma sağlandığını, komisyona ilişkin olarak sağlanan uzlaşmanın, taraflar arasında düzenli olarak ve defalarca yapılan hesap mutabakatlarından açık ve net olarak görülebildiğini, müvekkili şirketin içerisinde bulunduğu hisse devri sürecini davacı acentenin firsat bilerek mutabık kalınan komisyon alacağının ötesinde bir alacak talep edildiğini, ürünün, tüketiciye ...vasıtasıyla sunulduğunu, sözleşmeye ilişkin olarak her türlü gerekliliğin mevzuata uygun olarak...'nın bizzat kendisi tarafından yerine getirildiğini, sigortacılığın yapısı gereği ülkemizde ve birçok ülkede olduğu gibi sigorta aracılığı yapmaya mezun olan sigorta acenteleri ve sigorta brokerleri dışındaki tarafların sigorta ürünlerinin dağıtımını gerçekleştirmesinin hukuka uygun bulunmadığını, ...'nın müvekkili ile belirli sayıda sigorta sözleşmesini peşinen akdetmediği gibi belirli sayıda sigorta sözleşmesini de garanti etmediğini, bu nedenle davacı tarafın tek başına idare anlaşmasından sağlanan desteğin, her bir ayrı poliçe bazından komisyona hak kazanmak için yeterli olmayacağının açık olduğunu, yine de davacıya iyiniyet esasları çerçevesinde sunduğu katkının çok ötesinde mevzuatın izin verdiği noktaya kadar, mutabık kalınan ödemenin yapıldığını, sigorta şirketinin komisyon ödemesi yaparken sigortacılık mevzuatının çizdiği sınırları gözetmek zorunda olduğunu, müvekkili şirket ile... arasında farklı zamanlarda farklı işbirliği sözleşmelerinin imzaladığını,...ile müvekkili şirket arasındaki, sözleşme kapsamında ödeme yapılmaması hususunda davacı acente ile müvekkili şirket arasında anlaşmaya varıldığını, tacirler arasındaki hesap mutabakatlarının kesin delil niteliğinde olduğunu, davacının 15/10/2014 tarihinden itibaren günümüze kadarki süreçte düzenlenen hesap cetvellerine herhangi bir itiraz sunmadığını, davacı acentenin gerek acentelik sözleşmesi gerekse de TTK'nın 94/2. maddesi çerçevesinde hesap mulabakatı sağlamak suretiyle müvekkili şirket uhdesinde herhangi bir alacağının bulunmadığını beyanla müvekkili şirket aleyhine açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap