12. Hukuk Dairesi
Davalı vekili; davacının ...'in hissedar olduğunu Aralık 2015 tarihinde öğrendiğini, bu nedenle hazirun cetveline şerh düşmeye veya bu hissadarın hissedarlığına itiraz etmeye hakkı olmadığını, davacının toplantı salonundan kendi isteğiyle ayrıldığını, davacının belirttiği soruşturmada takipsizlik kararı verildiğini, davacının genel kurula katılmasının engellendiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, ayrıca hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davaya konu genel kurul hazirun cetvelinin incelenmesinde; ...'ın 5.266.800 hisse ve sermaye oranı, ...'ın 3.828.000 hisse ve sermaye oranı, ...'ın 2.640.000 hisse ve sermaye oranı, ...'ın 1.320.000 hisse ve sermaye oranı, ...'in ise 145.200.000/13.200.000 hisse ve sermaye oranı olmak üzere toplam 10.560.000/13.200.000 hisse ve sermaye oranında genel kurulun toplandığı, davacının zorla genel kuruldan atıldığı iddiasının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı gereği ispatlanamadığı gibi, alınan kararların nitelikli çoğunluğu gerektirecek kararlar olmadığı, davacı genel kurula katılmış olsa dahi davacıya ait hisse ve sermaye oranının TTK'nın 418. maddesinde tespit edilen karar nisabında bir etkisinin olmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ:
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın