Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
13.10.2021 REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Ticaret Hukuku 2918 sayılı KTK'nin 92/g maddesi zararın meydana geldiği tarihte yürürlükte olmadığı da gözetildiğinde; sürücü murisin, ister kendi kusuru ister bir başkasının kusuru ile olsun, salt ölmüş olması, destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğurup; bu zarar gerek Kanun gerek poliçe kapsamıyla teminat dışı bırakılmamış olmakla, desteğinin kusurunun olması, davacının hakkına etkili bir unsur olarak kabul edilemez ve destekten yoksunluk zararından kaynaklanan hakkın sigortacıdan, somut uyuşmazlık bakımından ise Güvence Hesabından talep edilmesi olanaklıdır. Davacıların uğradığı zarara bağlı olarak talep ettiği hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp, bilimsel ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkıdır. Somut olayda, davacıların talebi ve iddia ettiği zarar, ölenin mirasçısı sıfatına değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatına dayanmaktadır. Dolayısıyla, davacıların ölenin mirasçısı sıfatına dayanmayan, doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki desteğin kusuru davacıya yansıtılamayacak ve desteğin kusuru onun desteğinden yoksun kalan davacıyı etkilemeyecektir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davacı ... destekten yoksun kalma zararının 57.041,39 TL, davacı ...'nın destekten yoksun kalma zararının 54.303,11 TL'den ibaret olduğu belirtilmiştir. Somut uyuşmazlık yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler ışığında değerlendirildiğinde, ölenin desteğinden yoksun kalan davacıların bu sebeple uğradığı zararın, rizikonun meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan ZMSS teminatında belirtilen limit kapsamında davalı ...ndan tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davalı ... vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiştir. Diğer yandan, Van 1'inci Asliye Hukuk Mahkemesinin mahkemenini yetkisizliğine ilişkin 11/12/2014 günü kesinleşen 2014/532 (E) - 2014/471 (K) sayılı dava dosyasının davacılar vekilinin 20/10/2014 tarihli dilekçe ile başvurusu üzerine gönderildiği İstanbul 1'inci Asliye Hukuk Mahkemesinin 13/01/2015 gün ve 2015/5 (E) - 2015/2 (K) sayılı kararıyla, görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği, gerekçeli karar kendisine 23/11/2015 günü tebliğ olunan davacılar vekilinin henüz gerekçeli karar tebliğ edilmeden önce 09/05/2015 günü Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi vasıtasıyla sunduğu elektronik imza taşıyan dilekçe ile başvurusu üzerine dosyanın davayı görüp sonuçlandıran İstanbul 5'inci Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nin "Esastan sonuçlanmayan dava da yargılama gideri" başlığı altında düzenlenen 331'inci maddesinin 2'inci fıkrasıyla yargılamanın tekniği esası benimsenmiş, görevsiz/yetkisiz mahkemece yargılama giderine hükmedilmeyeceği kabul edilmiştir. Çünkü görevsizlik yada yetkisizlik halinde verilecek karar HMK'nin 115'inci maddesinin 2'inci fıkrası uyarınca "usulden ret" kararıdır. Diğer bir anlatımla görevsizlik ve yetkisizlik kararları ile mahkeme davadan elini çekmiş olsa da, söz konusu kararlar davanın esasını çözmek, bu kararın kesinleşmesinden itibaren davacının iki hafta içinde görevli veya yetkili mahkemeye başvurarak davaya kaldığı yerden devam edilmesini sağlayabilmektedir. Usule ilişkin nihai kararla davanın esası hakkında herhangi bir karar verilmediğinden davanın sonunda hangi tarafın haklı, hangi tarafın haksız olduğu saptanamaz. Kaldı ki, yargılama giderlerinin kural olarak aleyhine hüküm verilen tarafa yüklenmesine ilişkin HMK'nin 326'ncı maddesiyle yargılama giderlerine mahkemece kendiliğinden hükmedileceği; yargılama gideri, tutarı hangi tarafa ve hangi oranda yüklendiği ve dökümünün hükümde gösterilebileceği; hükümden sonraki yargılama giderinin hangi tarafın ödeyeceği, miktarı ve dökümü ile bu giderlerin hangi tarafa yükletileceğinin ilamın altına yazılması gerektiğine ilişkin HMK'nin 332'nci maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, anılan Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 2918 sayılı KTK'nin 92/g maddesinin yürürlükte olmadığı gibi, 01/06/2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları (KMAZMSSGŞ) yürürlükte değildir. Diğer bir anlatımla somut olaya 01/06/2015 tarihinde yürürlükten kalkan KMAZMSSGŞ'nin uygulanması gerekmektedir. Haksız bir eylem sonucu ölenin desteğinden yoksun kalan kişiler 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 2918 sayılı KTK çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak ortaya çıkan zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde oluşturulan ...na başvurulabilir. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, ZMSS; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3'üncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekirki, tehlike sorumluluğu niteliğindeki işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumuluğu da 2918 sayılı KTK'nin 91'inci maddesinde düzenlenen sorumluluğu da tehlike sorumluluğu kapsamında değerlendirilmelidir. Öyleyse, hem işletenin hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibarıyla tehlike sorumluluğuna ilişkin olduğundan, uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınarak, çözümlenmesi gerekmektedir. 2918 sayılı KTK'de mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu yanında, ZMSS poliçesinin akdedildiği ve rizikonun meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan kapsam dışında kalan hallerin düzenlendiği 92'nci maddesinde; “Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar. a)İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler, b)İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler, c)İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler, d)Bu Kanunu 29695 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu HMK md.353/1 HMK md.326 HMK md.115 HMK md.352/1 HMK md.332 HMK md.362/1 HMK md.341/2