8. Ceza Dairesi
Gereği görüşülüp düşünüldü: 30.04.2019 tarih 2016/16-193 Esas, 2019/351 Karar sayılı Ceza Genel Kurulu kararında da belirtildiği üzere; 5237 sayılı TCK'nın 267. maddesinde düzenlenen iftira suçu, failin, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için, bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat etmesidir. İftira suçunun konusunu hukuka aykırı fiil oluşturur. Bu fiilin suç oluşturması şart değildir. Disiplin yaptırımını veya başka bir idari yaptırımı gerekli kılan fiiller de iftira suçunun konusunu oluşturabilir. Hukuka aykırı bir eylemin gerçekleştirildiğine yönelik isnat yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunmak suretiyle yapılabileceği gibi basın ve yayın aracılığıyla da yapılabilir. Özgü suç olarak düzenlenmediği için herkes tarafından işlenebilen iftira suçunda, hukuka aykırı fiil isnadının belli bir kişiye yönelik olması gerekir. Ancak isnada muhatap kişinin yapılacak bir araştırma sonucunda kimliğinin belirlenebilir olması yeterli olup isminin açıkça belirtilmesi zorunlu değildir. İftira suçu failinin, isnat ettiği fiil gerçekte hiç işlenmemiş olabileceği gibi, işlenmiş olmakla birlikte kendisine isnatta bulunulan kişi tarafından işlenmemiş olabilir. Yine, kendisine isnatta bulunulan kişi tarafından hukuka aykırı bir fiil işlenmiş bulunmakla birlikte; iftira suçunun faili, bu fiilin karşılığında isnatta bulunulan kişiye verilecek yaptırımı ağırlaştıracak bazı eklemelerde bulunmuş olabilir. Bu durumlarda da iftira suçunun oluştuğunu kabul etmek gerekir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanık ile internet üzerinden tanışan katılanın, olay tarihinde iş bulmak vaadi ile sanığı Edremit ilçesine çağırdığı, sanığın bu sebeple Edremit ilçesine geldikten sonra katılanın kendisi ile görüşmemesine kızarak karakola gidip katılan hakkında işlemediğini bildiği halde iş için sigorta masrafları nedeniyle kendisinden 150 TL para alıp yanından ayrıldıktan geri dönmediğini ve kendisini dolandırdığını beyan etmek suretiyle şikayetçi olduğu anlaşılmakla, sanığın eyleminin, yasal unsurları itibariyle TCK'nın 267/1. maddesinde düzenlenen iftira suçunu oluşturduğu gözetilmeden, mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılanın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 08.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın