(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/21221 E. , 2012/28707 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya borç olarak verdiği paraların geri ödenmediğini, bu bedelin tahsili amacıyla davalı aleyhine yaptığı icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek, haksız itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı, davacının gönderdiği bedelin çalıştığı Delfi... Ltd.Şti. mimarları tarafından çizilen proje bedeli karşılığı ödendiğini kendisinin ortağı olduğu şirket ile davacının ortağı olduğu şirket arasındaki ilişkiden kaynaklandığını belirterek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davaya konu havalelerde gönderilen bedelin borç olarak gönderildiğine ilişkin bir açıklama olmadığı gibi bu hususun başka bir delille ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davacı, davalıya banka havalesi yoluyla ödünç verdiğini ileri sürerek, alacağının tahsili için takip başlatmış, davalı ise havale yoluyla yapılan ödemenin proje bedeli olarak gönderildiğini savunarak, ödünç akdi ilişkisini inkar etmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki havale ödeme vasıtası olup, var olan bir borcun ödendiğini gösterir. Bu 2012/21221-28707 karinenin aksini havaleyi gönderen kişinin ispat etmesi gerekir. Bu durumda ödünç ilişkisini ispat etme yükümlülüğü, onu iddia eden davacıya aittir. Davada dayanılan havale dekontunda gönderilen paranın ne için gönderildiği yazılı olmadığından, söz konusu dekont, ödünç ilişkisini kanıtlamaya yeterli olmadığı gibi, yazılı delil başlangıcı olarak da kabul edilemez. HUMK'nun 288. Maddesi gereğince miktar itibariyle olayda tanık dinlenmesi de mümkün değildir. O halde davacı iddiasını yasal delillerle ispat edememiştir. Ne var ki dava dilekçesinde 'yemin' deliline de dayanmış olduğundan bu konuda davacıya, karşı tarafa yemin yöneltmeye hakkı bulunduğu hatırlatılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.