8. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F MAHKEMESİ K A R A R I
DOSYA NO: 2019/3337
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/05/2019
NUMARASI: 2017/160 E. - 2019/382 K.
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde;14/07/2015 kaza tarihinde davalıların sürücüsü, işleteni ve ZMMS sigortacısı olduğu ... plaka sayılı aracın davalıların desteğinin sürücüsü olduğu ... plaka sayılı araca çarpması sonucu meydana gelen kazada davacıların desteğinin vefat ettiğini ve davacıların destekten yoksun kaldıklarını belirterek, davacı ... için 100.000-TL , davacı ... için 70.000-TL, davacı ... için 20.000-TL, davalı ... için 30.000-TL manevi tazminatın araç sürücüsü olan ... araç maliki olan ... Ltd. Şti. Ve poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile yalnızca maddi zararlar yönünden kazaya sebebiyet veren aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesini tanzim eden ... Sigorta A.Ş. 'den müşterek ve müteselsilen tahsili talep ve dava etmiştir. Davalılar davanın reddini talep etmişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; A-Davacılar ... ile ...'in maddi tazminat taleplerinin feragat nedeniyle reddine, -Maddi tazminat yönünden alınması gerekli 44,40 TL karar ve ilam harcının davacılardan alınarak Hazineye irat kaydedilmesine, -Talep edilmediğinden taraflar leh ve aleyhlerine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına, B-Davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile; -... için 30.000,00 TL , ... için 20.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ile ... Ltd.Şti den alınarak olay tarihi olan 14/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davacılara verilmesine, karar verilmiştir.
Davacılar vekili davalı, ... Ltd. Şti. Vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı ... Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, kusur oranlarının hatalı belirlendiğini, manevi tazminatın fazla olduğunu, maddi tazminat yönünden vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, kusur oranlarının hatalı belirlendiğini, manevi tazminatın fazla olduğunu, belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
İstinaf edenlerin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede; 14/07/2015 kaza tarihinde davalıların sürücüsü, işleteni ve ZMMS sigortacısı olduğu ... plaka sayılı aracın davalıların desteğinin sürücüsü olduğu ... plaka sayılı araca çarpması sonucu meydana gelen kazada davacıların desteğinin vefat ettiği ve davacıların destekten yoksun kaldıkları anlaşılmıştır. Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin bulunmaktadır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, bu yöne ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayda, kazanın meydana geldiği tarih, kusur durumu, davacıların desteğinin olayda ölmüş bulunması, desteğin yaşı, davacıların ölenle yakınlık durumu ve, dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ile yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutulduğunda; Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı azdır. Davacıların maddi tazminat yönünden sigorta ödemesi nedeniyle feragat ettikleri gözönünde tutulduğunda, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğrudur. Ancak manevi tazminat yönünden davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin aşılarak davalı lehine daha fazla vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında, davalılar vekillerinin istinaf taleplerinin HMK 353/1-b/1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerektiği,
Davacılar vekilinin istinaf talebinin ise kısmen kabulü ile kararın HMK 353/1-b/2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden esas hakkında yeniden hüküm kurulması sonuç ve kanaatine varılmıştır.