20. Hukuk Dairesi
Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı... sayılı, "... ...", "...", "...", "..." ibareli dava konusu markalar ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama tüketiciler üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali dahil iltibasa yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı, zira dava konusu markaların "bir ölçünün milyarda biri, mikro yüksek ileri teknoloji" anlamlarına gelen "..." ibaresi ile "..." ve bu ibarenin kısaltılmışı olarak sektörde yaygın kullanımı bulunan "..." ibaresinden oluştuğu, dava konusu markaların tüketici nezdinde "... ..." ve "... ... " olarak algılanacağı, dava konusu "..." ve "..." ibareli markalar ile davacının "..." markalarında "..." ibaresi ortak olarak yer alsa da anılan ibarenin ... kelimesinin kısaltılmışı olarak sektörde yaygın olarak kullanılması ve ... türevi mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcılığa yakın ibare olması karşısında bu ibarenin ortak olarak yer almasının taraf markaları arasında iltibasa neden olmayacağı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin... sayılı ilamında da aynı tespitlere yer verilerek “...” ibareli başvuru ile davacının "..." markalarının benzer olmadığı sonucuna varıldığı, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığından davacının "..." markalarının tanınmış olması sonuca etkili bulunmadığı gibi kötü niyet iddialarının da ispatlanamadığı, her ne kadar Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin...sayılı bozma ilamında, başka bir kişiye ait "..." ibareli marka ile davacının "..." ibareli markalarının benzer olduğu kabul edilmişse de anılan bozma ilamına karşı yerel mahkemece markalar arasında benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle direnme kararı verildiği ve direnme kararının temyiz edilmesi üzerine dosyasının Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na gönderildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın