T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

Devam etmek için kayıt olun

Ücretsiz hakkınızı kullandınız.

Kayıtlı kullanıcılar günde 3 arama yapabilir ve 30 belgeye kadar görüntüleyebilir.

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
01.12.2021 REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Gayrimenkul Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 1163 sayılı yasa gereği de davacının alacak talebinin zamanaşımıan uğradığını, müvekkilinin tapusunu alırken kooperatife toplu olarak kesin maliyet bedeli altında para yatırdığını, bu durumda zamanında üyelik gereği sorumluluğunu yerine getiren müvekkilinin ödeme yapmayan üyeler ile aynı kefeye konulmasının eşitlik ilkesine aykırı olup ödemelerinin eskelasyonun yapılmasının Yargıtay 23. H. D. Yerleşik kararları gereği zorunlu olduğunu, kaldı ki davalının yapılan ödemelerinin sepet hesabı yöntemine göre de değerlendirilmesinin talep edildiğini, yargılama esnasında bilirkişi raporları alınmadığını, fakat yerel mahkemenin neden sepet hesabının uygulanmaması gerektiği yönünde gerekçesinde bir değerlendire yapmadığını, yerel mahkeme kararında davacı kooperatifin inşaatlarin devam etmesine rağmen davalıya dairesini teslim etmesi sebebiyle müvekkilinden tapu iptali ve tescil talebi şartlarının oluşmadığını ancak üye olması nedeniyle alacak talebinin yerinde olduğunu belirtmişse de müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirdiği ve o dönemde alınan genel kurul kararı gereği çıkarılan kesin maliyeti ödeyerek tapusunu aldığını, dolayısıyla üyelik ilişkisinin bu noktada sona erdiğini, yerel mahkemenin şartları oluşmadığı halde kooperatifin tapusunu verdiğini bu sebeple bu talebinin reddi gerektiğini belirtirken bir yandan da şartları oluşmadığı halde önceki kesin maliyetlerin iptal edilerek yeniden çıkarılan kesin maliyete dayanarak müvekkili aleyhine alacağa hükmetmesinin karardaki çelişkiyi ortaya koyduğunu, zira müvekkilinin edimini yerine getirdiğini, tapusunu aldığını ve üyelikten kaynaklanan borcu kalmadığı gibi genel kurulda ilişiklerinin kesileceğinin açıkça düzenlendiğinden üyelik ilişkisinin de sona erdiğini, davacı koperatifin 2019 yılından sonra kooperatife yaklaşık 160 yeni üye alımı yaptığını, müvekkiline ve üye olduğundan bahisle kendisine dava açılan eski kooperatif üyelerinin 1163 sayılı yasa gereği azınlık olarak yönetim kuruluna başvuru yapmak suretiyle genel kurulu toplantıya çağrılması talebine kooperatif yönetim kurulunca olumlu yanıt verilmediğini, ardından Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü'ne üyeler tarafından yapılan başvuru neticesinde davacı kooperatif tarafından Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü'ne vermiş olduğu 20.08.2021 tarihli dilekçede 2021 dönemi için genel kurul yapılacağının belirtildiğini ve bu genel kurul öncesi yaklaşık 160 yeni üye kaydını yaptığını, burada kooperatifin amacının kooperatif lehine kararlar almak ve müvekkili ve ve müvekkili gibi kesin maliyet borcunu ödeyen, ibraname verilen ve genel kurullara davet edilmeyen eski kooperatif üyelerine yeniden haksız ve hukuka aykırı olarak borç çıkardığını, üstelik yeni üye alımı yapılan kişilerin mevcut üyelerin aile fertleri ,akrabaları vs. olduğunun Çevre Şehircilik İl Müdürlüğünden gelen yazı cevabından anlaşıldığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ,davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili kooperatifçe 20.02.2011 tarihinde yapılan Genel Kurul ile biten ve teslim edilen konutların geçici maliyetlerinin tespiti için komisyon kurulması, belirlenen maliyetin ve şerefiye bedellerinin ilgili üyelere tebliğ edilmesi kararı alındığını ve üyelere teslim edilen toplam 196 dairenin geçici maliyeti çıkarılarak üyelerden talep ve tahsil edildiğini, bilirkişi komisyonu tarafından hesaplanan maliyetlerde arsa sahiplerine yapılan dairelerin maliyetlerinin kooperatif ortaklarına pay edilmediğini, bu dairelerin maliyetlerinin kooperatif üzerine yani halihazırda evini teslim almamış üyelerin üzerine bırakıldığını, geçici maliyetlerin hesabındaki kat, cephe ve şerefiye bedeli farklarının da gerçeği yansıtmadığını, eksik ve hatalı maliyetlerle kooperatif ortaklarına kat mülkiyet tapularının ferdileştirme ile verilmiş ve daireleri teslim edilen 197 arsa sahibinin daire maliyetlerinin hesaplanmayarak ve kooperatiften dairesini teslim aldığını üyelere yansıtılmayarak 506 dairenin maliyeti (teslim edilen 197 arsa sahibi dairesi, devam eden 152 üye dairesi ve devam eden 157 arsa sahibi dairesi) geriye kalan 109 üyeye yüklendiğini, Kooperatiften istifa eden üyelere olan borçlar, evlerini teslim alan üyeler için kullanılan banka kredisi borçları, vergi, sgk vs. borçlar dairesini teslim alan üyelerin kesin maliyet bedeli hesabına eklenmemiş ve tüm bu borçların dairesini teslim almamış üyelere bırakıldığını, tüm bu sebeplerle evini almamış kooperatif üyeleri açısından büyük mağduriyetler ortaya çıktığını, tüm bu nedenlerle 21.04.2019 tarihinde yapılan kooperatif olağan genel kurul toplantısında şimdiye kadar hesaplanan tüm geçici/kesin maliyet bedellerinin iptali ile yeniden kesin maliyet bedeli hesaplanmasına karar verildiğini, bu kararın değişen koşullar çerçevesinde daha önce alınan ve uygulanan kararın üyeler arasında eşitliği sağlamaması sebebiyle alındığını ve üyeler arasında eşitliği sağlama amacı taşıdığını, bu bakımdan geçerli olduğu ve kazanılmış hakları ihlal etmeyeceğinin ortada olduğunu, dosyaya sunulan ayrıntılı uzman görüşü raporu incelendiğinde davalı ile birlikte dairesini teslim alan diğer üyelere 21.04.2019 tarihli genel kurul kararı gereğince kesin maliyet bedellerinin yansıtılmayacak olur ise halihazırda dairesini teslim almamış herhangi bir üyenin kesin maliyet bedeli borcunun 581.181,00 TL olacağını, ancak tüm üyelere genel kurul kararı uyarınca borç dağılımı yapılacak olur ise aynı üyenin borcu 176.801,00 TL olacağını, bu durumdan da anlaşılacağı üzere dairesini 2011 yılında alan üyenin ödemiş olduğu tutar ile halen dairesini almamış üye arasında fahiş farklar ortaya çıkacağını, böylece kooperatif hukukunun eşitlik ilkesine ve ruhuna aykırı bir durum oluşacağını ve dairesini almamış üyeler ve arsa sahiplerinin telafisi mümkün olmayan zararlara uğrayacağını, davalınin istinaf dilekçesinde belirtilen 2011 yılında yapılan geçici maliyet hesabının o tarih itibariyle toplam kooperatif üyesi olan 912 kişiyi kapsadığı ancak 2019 yılında yapılan kesin maliyet hesabının o tarih itibariyle mevcut bulunan toplam 304 üyeyi kapsadığı, bundan dolayı eşitlik ilkesine uyulmadığı hususunun gerçeği yansıtmadığını, aradan geçen zamanda evini teslim almamış bir çok üyenin 1163 sayılı Kanun ve ana sözleşmenin ilgili hükümleri gereğince ya istifa ile ya da ihraç edilerek üyeliğinin sona ermiş bulunduğunu, 2019 yılında yapılan kesin maliyet hesabına dahil edilen üyelerin ise hem kooperatiften dairesini teslim aldığını, hem de henüz teslim almamış inşaatı devam eden ancak mevcut üyeliği bulunan kişiler olduğunu, yani eşitlik ilkesine uygun şekilde kooperatif üyeliği olan herkese kesin maliyet bedeli çıkarıldığını ve tebliğ edilip usulüne uygun şekilde kesinleştirildiğini, davalı vekilinin istinaf dilekçesinde müvekkilinin kooperatife ödemiş olduğu miktarların doğru bir denkleştirme hesabı ile hesaplanmadığının iddia etmiş olsa da bu hususun tamamen hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, zira endekslemenin nasıl yapılması gerektiğinin kooperatif ana sözleşmesi 61/b maddesinde düzenlendiğini, hem inşaat maliyetleri hem de üyelerin ödemiş olduğu bedellerin endekslemesi yapılırken kooperatif ana sözleşmesinin 61. Maddesinin (b) bendine göre usulüne uygun şekilde müteahhitlik karne katsayısına göre endeksleme yapıldığını, kooperatif mevzuatında konut kesin maliyet bedellerinin hesaplanması usulü kooperatif ana sözleşmesinin 61. Maddesinde detaylı ve açık olarak düzenlenmiş olup, yapılan inşaat maliyet hesabında bu maddede belirtilen veriler dikkate alınarak hesaplamalar yapıldığını, müvekkili kooperatif tarafından yapılan kesin maliyet hesabında hem inşaat maliyetleri hem de üyelerin ödemiş oldukları aidat miktarlarının üç kişilik teknik heyet tarafından 61/b maddesine göre endekslenmiş olup, bu duruma ilişkin tüm verilerin üyelere tebliğ edilen kesin maliyet borç tebliğlerinde de açık ve net olarak belirtildiğini, bu hususun bilirkişi ek raporunda ayrıntılı olarak değerlendirildiğini ve müvekkili kooperatif tarafından endekslemenin hukuka uygun şekilde doğru olarak yapıldığı sonucuna varıldığını, davalı vekilinin her ne kadar bir kısım üyelere kesin maliyet bedelinin ilanen tebliğ edildiğini ve bu hususun hukuka aykırı olduğunu iddia etse de kooperatif tarafından üyelerin bilinen en son adresine tebligat yapıldığın, ancak bir kısım üyelerin adresini güncellemediği için tebligatın iade döndüğünü, Kooperatif ana sözleşmesinin kesin maliyet şerefiye bedeline ilişkin olan 61. maddenin c bendinde: "...bu rapor yönetim kurulunca taahhütlü mektup veya elden imza karşılığında ortaklara tebliğ edilir..." şeklinde düzenlendiğini, kesin maliyet hesabının, kooperatif üyelerinin tamamı hakkında kooperatife bildirdikleri adrese iadeli taahhütlü posta ile tebliğe çıkarıldığını ve müvekkili kooperatif tarafından üyelere taahhütlü posta yolu ile tebligat yapılması ile müvekkilinin tebliğ yükümlülüğünün sona erdiğini, ancak davalı gibi bir kısım üyelerin adreslerini güncellemedikleri ve yeni adreslerini kooperatife bildirmedikleri için ve yine bir kısım üyeler gelen tebligatı bilerek ve kötü niyetli olarak iade ettikleri için bazı tebligatlar kooperatife iade döndüğünü, adreslerini güncelleyen üyelere tebligatlar yapıldığını, bir kısım üyelere yapılan tebligatların iade gelmesi üzerine kooperatif yönetim kurulunun almış olduğu 13.05.2019 Tarihli 999 sayılı karar ile tüm kooperatiflerin bağlı olduğu üst kuruluş olan Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’ne müzekkere yazılarak üyelerin mernis adresleri talep edildiğini,ancak kurumdan gelen 14.05.2019 tarihli yazı cevabına göre kişilerin mernis adres bilgilerinin kooperatif ile paylaşılamayacağı cevabı alındığını, bunun üzerine kooperatif yönetim kurulunun almış olduğu 31.05.2019 Tarihli karar ile ... Kaymakamlığı Nüfus Müdürlğü’nden tebligatları iade gelen üyelerin mernis adreslerinin kooperatife verilmesinin yazılı olarak talep edildiğini, ancak nüfus müdürlüğü tarafından olumlu/olumsuz herhangi bir cevap verilmediğini, yapılan tüm işlemlerden anlaşılacağı üzere güncel adreslerini kooperatife bildirme yükümlülüğünün kooperatif üyelerine ait olup, kooperatifin üyelerin mernis adreslerine ulaşma imkanı bulunmadığını, müvekkili kooperatifin tüm bu araştırmalarına ve çabalarına rağmen mernis adreslerine ulaşılamayan üyelere 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 492 sayılı Harçlar Kanunu HMK md.353/1 K492 md.23 K1163 md.61 HMK md.361/1